Puan vermedi·60 syf.··
2026 42. kitabı
Herkese merhabalar. Bugün sizlere 10 yaşındaki güzeller güzeli Mira'nın kaleme aldığı Bodrum Katındaki Makine kitabının yorumu ile geldim. ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ Kitaptaki hikayeler sevgi , umut ve hayal gücünün sınırsızlığını bizlere tekrar hatırlatıyor . Bütün çocukların okuyup seveceği kitaplardan birisi. Hayal kurmanın ve sevginin en büyük güç olduğunu bizlere hatırlatan Mira kitabıyla arkadaşlarına örnek oluyor . Sevginin bir çocuğun kaleminden nasıl yazıldığını okurken gülümseyerek kitabı bitirdim. Kalbi güzel Miracım kalemine yüreğine sağlık. Yolun açık olsun . Hayal gücünle yazacağın nice kitapların olsun canım @bodrumkatindakimakine ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ ​"Sakın unutma, en büyük icat birbirimizi sevmek ve vakit ayırmaktır." "Bu kitap hayal gücünün sınırlarının olmadığını gösteren bir çocuğun kaleminden çıktı." "Eğer sen sabırlı, saygılı, iyi kalpli ve sorumluluk sahibi bir insansan bu sihirli sözcükleri kolayca öğrenebilirsin..Acaba ne bu sihirli kelimeler?ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202623 okunma
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
MİRA DEMİRKIRAN - BODRUM KATINDAKİ MAKİNE Merhaba arkadaşlar Mayıs ayının bir diğer kitabı ile karşınızdayım. Yazarımız Sevgili Mira [ @bodrumkatindakimakine ] 10 yaşında, hayal kurmayı ve yazmayı çok seviyor. Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘’Sakın unutma, en büyük icat birbirimizi sevmek ve vakit ayırmaktır.’’ ‘’Bu kitap hayal gücünün sınırlarının olmadığını gösteren bir çocuğun kaleminden çıktı.’’ ‘’Eğer sen sabırlı, saygılı, iyi kalpli ve sorumluluk sahibi bir insansan bu sihirli sözcükleri kolayca öğrenebilirsin..Acaba ne bu sihirli kelimeler? Eser 62 sayfadan oluşuyor. Bir oturuşta bitirilebilir.. Kitapın hem masalsı bir havası var hemde bilgi veren bir tarafı var. Tam olarak çocuklara hitap edebilecek bir kitap. 6-7 yaşından itibaren her çocuk okuyabilir. Sevgili yazarımızın daha küçücük kalbi ile bu kadar güzel bir eser ortaya çıkarmış olması zaten takdir edilmesi gereken bir şey. Mira hem arkadaşlarına örnek oluyor, hemde arkadaşlığı çok seviyor Özellikle kitabında değindiği gibi çocukların artık sokakta değilde telefona bağımlı yaşamaları üzücü bir durum. - Yorumumu okuduğunuz için teşekkür ederim Sevgili Mira’nın da emeğine sağlık, yolu hep açık olsun. Yorumumu okuduğunuz için teşekkür eder, Okumanızı tavsiye ederim
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202623 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“BANA DUA EDİN, DUANIZA İCABET EDEYİM.”
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 20:43
Dualar vardır, kayıp düşmemizi engelleyen... Dualar vardır, düşmüşsek hızla kalkmamızı sağlayan... Dualar vardır, musibetlerden muhafaza eden... Dualar vardır, acıların tetiklediği ümitsizlik, hüzün ve korku gibi olumsuz duyguları bertaraf eden... Dua, saadetlerin çoğalma sebebi, felaketlerin dalgakıranı... Sonsuz rahmet hazinelerinin anahtarı, tükenmez manevi kuvvetlerin çekim noktası...” Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün maneviyat dolu, okurken bazen gözlerimin dolduğu, bazen şükür duygusuyla dolduğum, bazen şaşırdığım, bazen Allah’a karşı utandığım bir kitabı inceleyeceğim: Duayı Yeniden Keşfetmek Mecit Ömür Öztürk ’ün daha önce Dervişin Teselli Koleksiyonu kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitqp da Teselli serisinin son kitabı… Ve bence en büyük tesellimizi anlatıyor: Dua’yı… Kitap Abdullah Yuyucu ’nun bir önsözüyle başlıyor ve duayı bir fıtrat, bir teselli, bir ibadet, bir imtihan vs. gibi ele alan 15 bölümle ilerliyor. En sonunda “Dua Notlarım” adlı bölümle kapanıyor. Eser boyunca yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi birçok önemli insandan alıntı yaparak desteklemiş söylediklerini, bu da anlatımı güçlendirmiş bence. Baştan sona kadar bir çırpıda okunabilecek yalınlıkta yazılmış bir kitap olsa da ben sindire sindire okumayı tercih ettim. Çünkü anlattıklarının birçoğunu biliyorum gibi gelse de, bilmenin ve içselleştirip uygulamanın bambaşka şeyler olduğunu fark ettirdi bana. Dünyanın acımasızlığı, kalbimizi kıran kötü kalpli insanlar, uğradığımız haksızlıklar, içinden çıkamayacağımızı düşündüğümüz, uykumuzu zehir eden musibetler, hastalıklar, aşk acısı, depresyon… Ruhumuzu kemiren bunun gibi dertlerle nasıl başa çıkıyoruz? Gereken neyse fiili olarak yapsak da yine de rahatlayamıyoruz di mi çoğu zaman… Gücü sonsuz olan, kalplerimizin en derinine kadar her şeyi görüp bilen ve adaleti
1000Kitap
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 2026101 okunma
Okunmalı...
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Küçük bir çocuğun engelinin olması, ailede yaşadıkları üzerine bir kitap. Kült olması gereken, birçok insanda farkındalık yaratacağına inandığım bir eser. Bu sebeple okunmalı. “Ben ameliyattan önce de bir insandım. Unutmuş olmalısınız. “ Bu ifade belki de kitabın ana teması olmalı. Bir engelin de olsa insansan yapılacak muamele de bu şekilde olmalı. Bir annenin dahi kabullenemediği bir durumu toplum nasıl kabullenebilir ki. Yaşadığınız anı daima aynı geçiremeyebilirsiniz. Başınıza geleceklerden haberiniz olmadığına göre özel gördüğünüz insanların da durumlarını bilerek ve insan olduğunu unutmamak gerek. “Algernon’a Çiçekler” bize bunu çok güzel öğretiyor. Bilimsel ifadelerle, bir adamın raporlarıyla her şeyi oldukça başarılı aktarıyor.
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537,1bin okunma
6/10
·90 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 23:50
Stephen Crane’in bu kısa metnini bitirdiğimde zihnimde uyanan ilk imge, Kanal 7 filmleri oldu. Hani o "bakın, şimdi bir ders geliyor" diye bağıran, karakterlerin insansan ziyade, birer mesaj taşıyıcısı olduğu yapımlar... George’un Annesi, maalesef bende tam olarak bu "yapaylık" hissini bıraktı. Bir edebiyatçı olarak metne baktığımda, karakterin dönüşüm sürecini görmeyi bekledim. Ancak Crane, George’u bir gelişim sürecine sokmak yerine, onu baştan sona değişmez bir illüzyonun içine hapsetmiş. Altını çizdiğim o pasajda geçen "Sıradanlık yazgısının, ne hissedeceğini bilmeyen bazı insanların cezası olduğuna inanıyordu" cümlesi, aslında kitabın neden yapay durduğunu özetliyor. Karakter, kendi hayatını bir "kahramanlık destanı" sanarken, anlatı bu yanılgıyı o kadar sert ve ders verici bir yerden ele alıyor ki; biz George’un gerçek bir insan olarak nasıl kırıldığını veya nasıl değiştiğini okuyamıyoruz. Metin bittiğinde elimizde bir karakter değil, sadece bir "vaka örneği" kalıyor. Kitabı arkadaşımla beraber okuduk, bitirdikten sonra üzerine konuştuğumuzda ikimizin de birleştiği nokta şuydu: Metin çok kısa olduğu için yazar, karakterin içsel derinliğini kurmak yerine doğrudan sonuca odaklanmış. Bu durum kurguyu bir romandan ziyade, önceden belirlenmiş bir "dersi" vermeye çalışan aceleci bir anlatıya dönüştürmüş. Yazarın parmağını sallayarak bize ders vermesi beni rahatsız etti. Ancak tüm bu yapaylık ve didaktik yapı eleştirilerime rağmen, kitabın hakkını teslim etmem gereken yerler de yok değil. Crane’in dili, akıcı üslubu gerçekten çok etkileyici. Özellikle karakterin iç dünyasındaki o devasa kibri betimlerken kullandığı metaforlar, metni bir solukta okutuyor. Belki bir karakter gelişimi göremedik ama yazarın 'sıradanlık' ve 'seçilmişlik' arasındaki o ince çizgiyi sorgulatan
George’un AnnesiStephen Crane · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023760 okunma
Anna-Tolstoy
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2021 00:00
Yazarın bu eserinde en çok dikkatimi çeken olay, yazarın hayatından olayların barınmasıdır. Stepan ve Levin'in köylü-devlet memuru tartışması, Vranskiy'nin gönüllü olarak savaşa katılması ve Anna'nın tren garında ölmesi... (Tolstoy'un hayatı ile paralel olaylardır.) Evlilik, aşk ve ölümü ana fikri olarak alan eser, her konuda beni çok etkiledi. Bazı durumlarda ahlaka ters düşse de, insanların haklı olabileceği ve en önemlisi ahlaklı bir insansan, haklı da olsan vicdan azabı ile mutlu olamayacağı fikrini öne çıkartmıştır. Yüce gönüllülük, ekonomik çöküş, boşanma, Toprak sahibi olma, köylü ve daha sayamayacağı birçok konuya değinilmiş ve her seferinde bu konular okuyucu ile bağlanmış, atlamadan, heyecanla kendisini okutmuştur. Aklımda uzun süre yer edecek bu eser, bana çok şey ifade etti, duygularıma dokundu. Bitmesini istemediğim, keşke toystoy bir yıl daha yazsaydı sitemini ettiğim, konu akışı ve dil olarak hayran kaldığım bir kitaptı.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma