O milletin "öğretmenlerini" tanıyacaksın, kafa orada oluşur. Bugünkü Türkiye'nin hâlini de öğretmenlerinden anlarsın. O iyi değilse, memleketin hâli de iyi değildir. Öğretmeninin içinde "ışık" ve denge duygusu varsa, o ülkede de belirgin nitelik vardır.
“İlber Ortaylı bir bakıma, Evliya Çelebi’ye benziyor. Hem seyyah oluşuyla, hem de ironisiyle... Duyduklarını ve gördüklerini –üstüne biraz da katkı yaparak– ne güzel anlatır... Bizde tarih kitapları neden sıkıcı, diye sorduklarında şöyle yanıtlamıştı: ‘Roman okumuyorlar da ondan... Roman okumayanlar iyi yazamıyor.’”
Prof. Dr. Ahmet Nezihi Turan
Türk Tarihçiliğinde İlber Ortaylı konferansından
(Cemal Reşit Rey Salonu, 27 Mayıs 2005)
Sınırlar dünyadan kalkmadıkça –ki kalkacağa da hiç benzemiyor– insanların aidiyetlerini tespit etmeleri lazım. Tabiiyet "gömlek" değildir. Onu çıkar, ötekini giy! Yürümüyor.