Şikâyet ederken “hakkaniyetli” davranırsan, daha kolay düzeltirsin ülkeyi; insanları da daha kolay tenkit edersin ve ikna edersin. Yoksa böyle kukumav kuşu gibi, ağacın tepesine tüne, gır-gır öt. Kimse seni dinlemez bir müddet sonra... Düstur bu olmalı.
Sen kendin koşturacaksın işin peşini. UNESCO’yu da şemsiye olarak kullanacaksın; hem dünyaya hem de bazen kendi hükümetine karşı... İlgi çekeceksin ve orayı dürteceksin, olması gereken çalışma tarzı budur.
"Gariptir bizim üniversiteler; son derece muhafazakâr, vizyonu kıt, düşünmeyi bilmeyen adamlarla doludur. Bunu burada söylemek lazım. Zira bunların yanında bir grup da var ki dünyanın neresinde olsa üst sınıfa girer. Bu bizim özeleştirimiz."