Dolayısıyla, kim nefsinde bir kibir ya da büyüklenme bulur ve hissederse, derhâl onu giderme gayretine düşer. Nitekim, kimisi de sırf nefsini eğitmek maksadıyla omzunda bir testi suyla halk arasında gider gelir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir kâlp düşünün ki, eğer kin, cimrilik, haset, öfke ve daha benzeri kötü vasıflarla çevrilmişse, ona şöyle hafifçe bir dokunulduğunda, ondan irin ve habaset akmaya başlar.
Çünkü, insanın kötü karakteri onu her türlü yanlışları yapmaya yönlendirir, iyiliklerden ve güzelliklerden sırt çevirmesine sebep olur. Hatta, basit olmayan önemli şeyleri de giderek basit görmeye başlar ve onları önemli değilmiş gibi kabul eder; çünkü nefsanî arzuları ona bunları yaptırtmaktadır.
...başkasının hâlini bir daha sormamayı istemesi, “eğer sormam hâlinde, adamın durumuyla ilgilenemeyecek olursam, derdine merhem olamazsam, sırf sormuş olmak için sormam, bir tür riyakârlıktır ve münafıklıktır.” diye endişelendiğinden ötürüydü. Dolayısıyla o insanlar eğer birilerine bir şeyler soracaklarsa, o kimselerin dinleriyle ilgili hususlardan sorarlar, kâlbinin Allah’a karşı olan hâlini sorup soruştururlardı. Eğer dünya ile ilgili bir şeyden soracak olurlarsa, bu, onların bu işe önem vermeleri ve gereğini hemen yapabilmeleri düşünce ve niyetiyleydi. Kişinin ne tür bir ihtiyacı var ise hemen onu orada karşılamaya çalışırlar ve gereğini de yaparlardır.