Zaruri şeye bile sahip değilken yürümekse kendini doğal unsurlara bırakmaktır. Hal böyleyken hiçbir şeyin, planların, hesaplamaların, kişisel güvencelerin önemi kalmaz. Sadece dünyanın cömertliğine duyulan dolu dolu, eksiksiz bir güven mevcuttur. Taşlar, gökyüzü, toprak, ağaçlar, hepsi bizim için birer tamlayana, armağana, desteğe dönüşür. Kendimizi ona bıraktığımızda, yüreği tatmin eden hiç bilmediğimiz bir güven kazanırız, çünkü bu yolla, bizi kendimizi koruma vazifesinden bile kurtaran bir Öteki’ye bütünüyle tabi oluruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Temel şeyler, kendini tüm saflığıyla sadece zaruri şeylerden kurtarabilene sunduğu için varlığı güç bela hissedilen ilk, ilkel katmandır. Yürümek bazen belli anlarda onu hissetmemizi sağlar. Öbür türlü ona ulaşmak acımasız, tehlikeli ve uç noktada bir dönüşüm gerektirir.
Ayak toprağa bata çıka kök salar. Her adım bir ilmek atar. Toprağa bağlanmanın yürümekten daha iyi bir yolu yoktur; toprağın sonsuz tekdüzeliği yürümenin astarıdır.
Kalp birleşme noktasıdır çünkü mevcudiyetin kaynağı ve dışa açılan yeridir, şehevi dürtüleri ve akıl kaymalarını önlemekten de mesuldür. Sadece tek bir anlam ihtiva eden bu tek cümlenin tekrarlanmasıyla ruh, düşüncelerin sözde zenginliğinden arınır ve tek bir muhteviyatın zihnen tekrarlanmasında soğurulur.
Dolayısıyla düşünce tıkanmışken masa başında oturmanın hiçbir faydası yoktur. Ayaklanıp birkaç adım atmak gerekir. Bedeni hareketlendirerek zihni yeniden etkinleştirmek için yürüyün.