“Artık onu hiç kimse okuyamaz," dedi Ş-Adam dertli dertli. "Son kitabıydı. Arkadaşlarına onun kurtarılması gerektiğini söylemiş. Gestapo'nun eline geçmemeli, bu kitap hayatımdan daha değerli, demiş."
Bu ifade çok kızdırdı seni. "Kitaplar bir insanın hayatından daha önemli değil bence," dedin. Tekerlek bir köke takılınca, sertçe iteledin iskemleyi.
“Ah,” dedi Ş-Adam. "Henüz kitap yazmadın, ondan böyle diyorsun. Hele bir kitap yaz da gör.”
"Saçmalık," dedi Benny, tekerlekli iskemle ileri doğru yalpą. larken. "Hiçbir zaman kitap yazmayacağım."
"Bekle bakalım," dedi ihtiyar. "Göreceksin. Her çocuğun içinde bir kitap vardır, Benny."
“Üzüldüğüm tek bir şey var. Biraz daha yaşamak isterdim, şu çocuğun beni hatırlaması için, başka bir şey istemiyorum.”
“Şu çocuğun beni hatırlaması için.” Buydu hayali, ölümsüzlük fikri ya da ona ne derseniz deyin bir çocuğun hafızasında kalmak.
Şimdi, kulağa her ne kadar tuhaf gelse de, onun yanında kalırken, özellikle ağrıları biraz hafiflediğinde, birlikte olmanın ne kadar güzel olduğunu düşündüğümü söyleyebilirim. Bu durumda bile.
Doğum gününde ne yapacağımı bilmiyorum, böyle günler ölümden sonra kutlanır mı, yoksa doğum gününü artık geçersiz kılan başka bir tarih mi olur – ölüm tarihi.
Paskalya'da ve Noel'de, gelecek tüm bayramlarda ve gelecekteki tüm öğle sonralarında ne yapacağımı bilmiyorum.