bu iletimi ileti görselimde yer alan görseli bu uygulamada iki kez paylaşan ve bu her iki paylaşımı da 1000 kitap yöneticileri (kendileri beni engellediği için bu yazdıklarımı görürler mi bilmiyorum.. - #258898359 - ) tarafından kaldırılan uygulama kullanıcısına reva görülen bu davranışa anlam veremediğim için yazıyorum.. iletide tarafların birbiri ile zıtlaşmasına neden olan sırrı süreyya önder (yazının devamı boyunca; s.s.ö.) , 2010 yılında birgün gazetesinde köşe yazısı yazmaya başlayarak gazeteciliğe başlar.. aynı yılın, 2010, sonuna doğru s.s.ö. radikal gazetesine geçip burada köşe yazıları yazmaya devam eder.. 1994te kapatılan terör örgütü ile iltisaklı özgür gündem gazetesi nisan 2011de, 17 yıl aradan sonra tekrar açılır ve yayın hayatına başlar.. s.s.ö. özgür gündem gazetesinin nisan 2011de tekrar açılması üzerine radikal gazetesinden özgür gündem gazetesine geçer, mayıs ve haziran aylarında özgür gündem gazetesinde köşe yazarlığı yapan s.s.ö. bdpnin desteklediği emek, demokrasi ve özgürlük bloku şemsiyesi altında 2011 haziran genel seçimlerinde istanbuldan milletvekili seçilince özgür gündemdeki köşe yazarlığı görevini sonlandırır.. 2011de aktif politikaya dahil olan s.s.ö. 2014 yılı yerel seçimlerinde hdpden istanbul büyükşehir belediyesi başkan adayı olur, seçimi kazanamaz.. ertesi yıl s.s.ö. haziran 2015 ve kasım 2015 genel seçimlerinde ankara birinci bölgeden milletvekili seçilir.. s.s.ö. mayıs 2023teki genel seçimde dem partiden istanbul milletvekili seçilir, devamında yaklaşık iki yıl boyunca tbmm başkanvekilliği görevini yapar.. 15 nisan 2025te s.s.ö. kalp rahatsızlığının ardından hastaneye kaldırılıp tedaviye alınır.. 3 mayıs 2025te s.s.ö. hayatını kaybeder.. şimdi de 2011 yılından günümüze dek 14 yıl boyunca bdp
"Burası senin için intihar ormanı."
Reklam
"Burası senin için intihar ormanı."
Agarta-Şambala, Anunnaki, Elohim
_Agarta, tanrısal üstün ırk Aryanların yaşadığı iddia edilen yer altı imparatorluğudur. Başkenti ise Şambala’dır. Agarta iyiliği, Şambala kötülüğü temsil eder. Dünyada yaşanan tüm olayların Agarta-Şambala mücadelesinden ibaret olduğu iddia edilir. Agarta, teozofik ve ezoterik kaynaklara göre önceki devrenin sonlarına doğru Mu ve Atlantis' ten göç eden bilim rahipleri tarafından kurulmuş yeraltı organizasyonlarıdır. Önceleri beşeriyetle açık temas halinde olan bu organisazyon, bu "devre"nin koşullarından ötürü gizlenme gereği görmüş ve ikamet yeri olarak birbirinden tünellerle bağlanan, dağlar içindeki yeraltı kentlerini tercih etmiştir. Rene Guenon'a göre, bu durum en çok, Türkler' in yaşadığı Orta Asya'da görülmektedir. Kimi yazarlara göre, Göktürk, Uygur ve Hun masallarındaki, "ataların kutsal mağaraları" ve bir mağaradan geçilerek ulaşılan "gizli ülke" inanışında Agarta'nın sembolizmi bulunmaktadır. Tibet tradisyonlarına göre, Agartalılar şimdiki devrenin sonunda dışarı çıkacak ve Agarta' nın lideri yeryüzündeki menfiliği yenecektir. _Başkenti Şamballa olan bu imparatorluğun yöneticisi doğuda “Dünyanın Kralı” olarak bilinir. Doğuda Tibet ve batıda Brezilya, dünyanın iki ayrı ucunda tünel şebekelerine sahip iki ülkedir. Firavunların, bu tüneller aracılığıyla yeraltında tanrılar veya üstün varlıklarla temas kurabildiği iddia edilir. Ergenekon'un merakla beklenen iddianamesinde örgütün 600 yıllık bir tarikat geleneğinden geldiği ve adının Agarta olduğu ifade edildi. Mısır tanrıları ve krallarının dev heykelleri ile doğudaki Buda heykellerinin, insan ırkına yardım etmek üzere yerüstüne çıkan bu üstün ırkı temsil ettiğine inanılır. İddialara göre, Hz. Nuh gerçekte bir Atlantisli idi ve Atlantis sulara gömülmeden önce kurtarılmaya değer bir grup insanı bu felaketten
Düşünce
SENİ BEKLEMEK Yaralı Bağdat'ım, Amerika'nın Şefkatli kollarında; bakar mısın sen? İşte böyle bir şeyim seni beklerken Kaç askerin ansızın kan dolar matarası? İntihar saldırısı; kaç ölü, kaç yalnızlık? Demeç, demeç, demeç ve başsağlığı Soluduğum hava mayınlanmıştır Gelsen de savaş bitse; en azından içimdeki Ormanı bir kibritle dolaşıyorum Bu benim yaptığım normal değil ki 'Yalın gece', karmaşık hal, nefesin Ateş nehir ve ben salkım söğütsem Bunda senin payın büyük arzulu geyik Pars olmuşsam ve bu kadar gerginsem Seni beklemek var ya, iki kol iki ayakla Gidip en az birini bırakarak dönmektir Seni beklemek var ya, bir tavan arasında Ölmüş annemin gelinliğini bulmak gibidir Tutkunun haritası birazdan yırtılacak Gece çekip gidecek, beklemekten yoruldu Seni beklemek diyorum, havuzda balinayı Yüzdürmeye kalkmak; anladığım bu
Şiir
YARABANDI...
’Kendi yaralarımı kendim bantlayanım Mualla Hatta o kadar ileri gidiyorum ki dikiş atıyorum’’ dedi yaşlı bilge. Sonra şu dizeler döküldü; Fiyakası bozulmuş sevdaların Yanardağın pimi çekilmiş Gözlerimin ormanı yanıyor Yüreğimin ana kayasında depremler oluyor Mutluluklar depremzede Sevinçlerim sel mağduru Ama öyle gökten zembille Ya da bulutların bileklerini kesmesi değil Göz aşının mağduru oluyorum Lügatımda devrim oluyor İsmin özgürlük bahşediyor cismin adaletin sembolü oluyor Gel de uslansın kederim Yoksa Köşe başında bekleyen ölümle bu cihanı terk edip gideceğim… Derinlerimde bir yara Uçurumdan atlıyor hayallerim Kendimi sensizliğin boşluğuna bırakıyorum Ve o an Bileğimi sevişirken buluyorum paslı jiletle Umutlarımın boğazına takılı kalıyor ismin Sevinçlerim intihar ediyor Mutluluklarım kurşuna diziliyor yanımda olmayışından Sen sarılmadığında Kaç enjektörü bağrıma basıyorum
Reklam
Reklam