Milyonlarca insan, madden ve manen çürüyor ama hiç kimse bu
kokuşmayı hissetmiyor. Herkesin koku alma duyusu bozulmuş
ya da herkes artık bu kötü kokuya alışmış da bunu doğal sanı-
yor. Fakat böyle mi olmalıdır?
"Bu da yeterli değildir. Bizde bundan başka bir de düşünce veremi, irade veremi, ruh veremi vardır" diyordu. "Bu ruh veremi hemen hemen bütün gençliği sarmıştır. Beş, on, onbeş sene sonra, yapıcı olarak hayatımıza girecek olan gençlerin manevi veremden kırılmasına ilgisiz kalamayız. Düşünce veremiyle de savaşmak gerekir" sözlerini tekrar ediyordu.
Sayfa 50 - Kültür Bakanlığı yayıncılık·Kitabı okudu
"Çaba gösterirken en uca gitmeye hiç gerek yoktur. Güneşin göbeğine uçmak anlamsızdır, bu dünyada kendine tertemiz bir yer bulmak, arada sırada oraya ışıyan güneşi içine çekip ısınmak yeterlidir. "
"Yükseklere tırmanıyorum; kuş tüyü ve kanatla doluyum.
Yolu görüyorum karanlıkta; fenerle doluyum.
Ben, ışık ve çakılla doluyum,
Ağaç, dalga, yol, köprü, nehirle doluyum.
Sudaki yaprak gölgesi ile doluyum: İçim o kadar yalnız. "