İsmail

İsmail

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.··
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:00
·
2026 6. kitabı
Samuel Beckett
7.8/10 · 324 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Molloy
Puan vermedi·248 syf.··
2026 4. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 20:39
Beckett 1969'da Nobel aldı ve törene gitmemiş. "Felaket" diye nitelendirmiş. Bunu bilince Molloy'u okumak bambaşka bir anlam kazanıyor. Molloy'da iki adam var biri annesini arıyor, diğeri birincisini arıyor. İkisi de kayboluyor. Yolculuğun amacı buharlaşıyor ama yürümek duruyorlar. Godot'da bekliyoruz, Molloy'da yürüyoruz. Beckett'te sonuç değişmiyor. En çarpıcı sahne belki de şu: Molloy 16 taşı 4 cebine mükemmel bir sistemle dağıtıyor. Bunun için sayfalarca hesap yapıyor. Sistemi buluyor sonra taşların yarısını denize atıyor. Çünkü Beckett için mesele varmak değil, anlam arayışının kendisi. Varınca anlam çöküyor. Moran da aynı şeyi yaşıyor ama farkında değil. Düzeni, otoritesi, kimliği — birer birer denize düşüyor. Roman biterken başlangıçtaki Moran'ı tanıyamıyorsunuz. Çünkü o kimlik zaten bir kurguydu. Beckett bunu İkinci Dünya Savaşı'nda Fransız Direniş'inde çalıştıktan, Nazilerden kaçtıktan sonra yazmış. Fransızcayı da bilinçli seçmiş kendi dilinden uzaklaşmak için. "Daha az iyi yazmak istiyorum" demiş. Daha az iyi yazmak için Nobel aldı. Molloy bir roman değil, sistemli bir delilik ve o delilik bugüne kadar yazılmış en dürüst şeylerden biri
Edebiyat
MolloySamuel Beckett · Kırmızıkedi Yayınevi · 2018391 okunma
FAUST — Johann Wolfgang von Goethe
Puan vermedi·575 syf.··
2026 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 00:00
Başlangıçta Eylem vardı. Faust bunu İncil'in ilk cümlesini yeniden yazarken söylüyor. Söz değil, akıl değil, güç değil eylem. Ve bu tek satırda kitabın tüm felsefesi açılıyor: Tanrı'nın yerine insan, vahyin yerine hareket. Durmak ölmektir, ilerlemek ise tek kurtuluş. Ama Goethe bunu zafer olarak sunmuyor. Faust her şeyi biliyor ve bundan bunalıyor. Felsefe, hukuk, tıp, ilahiyat hepsini okumuş, hepsinin sınırına gelmiş. "Görüyorum ki bilemiyoruz hiçbir şey!" diye haykırıyor açılışta. Bu çaresizlik onu Mefisto'ya götürüyor. Ama Goethe'nin şeytanı lanetleyici değil, diyalektik bir araçtır: "Ben hep kötülüğü isteyen ama hep iyiliği yaratan gücün bir parçasıyım." Yıkım olmadan ilerleme olmaz, karanlık olmadan ışık tanımlanamaz. Mefisto olmasa Faust duraklar. Durması ise onu bitirir. Anlaşmanın şartı bu yüzden çok zekice kurulmuş: eğer Faust bir an için "Dur! Ne kadar güzelsin!" diyebilirse yani bir anın yeterliliğiyle tatmin olabilirse Mefisto kazanır. Faust bu anı hiçbir zaman yaşamaz. Her şeyi yaşıyor ama hiçbirinde kalamıyor. Gretchen'i kaybediyor, Helena'ya tutunamiyor, saraylarda sıkılıyor. En çok yaşayan, en az kalan oluyor. Faust II'de tablo daha da büyüyor. Artık bireysel bir adam değil, insanlığın alegorisi var karşımızda. Kağıt para icat ediliyor boş bir vaade dayanan sistem, imzayı maskeli baloda attırmak. Antik Yunan'a, Anaların derinliğine, mitolojinin zamansız katmanlarına iniliyor. Homunculus şişede hapsolmuş salt akıldır her şeyi görür ama dokunamaz. Sonunda denize karışır, yok olarak var olur. Bu, kitabın doğa felsefesinin özüdür: yaşam salt akıldan değil, madde ve ruhun birleşmesinden doğar. Kitabın en sessiz ama en derin sahnesi şelale başındadır. Faust güneşe doğrudan bakamaz, gözleri kamaşır. Döner, gökkuşağuna bakar. "Renkli bir yansımadır
Edebiyat
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Doğu Batı Yayınları · 202416,8bin okunma

İsmail

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
17/12 kitap - %142 tamamlandı
17 kitap okudu
12 kitap
4.255 sayfa
8 inceleme
2 alıntı