Bir Film Üzerine #6
🎬 Ip Man (2008) – Yönetmen: Wilson Yip 1930’lu yıllarda Çin’in Foshan bölgesinde çeşitli dövüş okulları rekabet halindedir. Wing Chun ustası Ip Man, bölgenin en yetenekli dövüşçülerinden biridir ve yeteneklerini sergilemeyi ya da öğrenci kabul etmeyi tercih etmez. Japon işgaliyle birlikte şehir büyük bir yıkıma uğrayınca Ip Man, hem çevresini korumak hem de Wing Chun’u ayakta tutmak için mücadele etmek zorunda kalır. Ip Man, dövüş sanatlarının tarihiyle gerçek bir ustanın yaşam öyküsünü bir araya getiren biyografik bir aksiyon filmidir.
Film
İP -MAN BÜYÜK USTAYI SAYGIYLA ANIYORUZ...
İp-Man Büyük ustanın filmin 2. Serisinde söylediği bu söz İslamla ne güzel özdeşiyor♥️ Yaratılış gereği hiçbir insan diğerinden üstün değildir, önemli olan birbirimize saygılı olmamızdır....♥️
Reklam
Squid game //
Squid Game, borç batağındaki insanların ölümcül oyunlara katıldığı, kapitalist sistemin acımasızlığını, sınıf farklarını ve insanın hayatta kalma içgüdüsünü sert bir şekilde yüzümüze çarpan Güney Kore yapımı bir distopya dizisidir. Maskelerin, oyunların ve ödüllerin arkasındaki yapay cennet; aslında insan doğasının en karanlık taraflarını ortaya çıkaran bir laboratuvar. Sınıf atlamanın tek yolu, diğerlerini ezmekten geçiyor. Kanla oynanan çocuk oyunları, sistemin en gerçek hali olabilir. Kritik, dramatik, sembolik. İstisnasız herkesin en az bir bölümde kendini bulacağı, hatta rahatsız olacağı bir hikâye. İzlenmeli, sindirilmeli. 1. Sezon (2021) 1. Red Light, Green Light / Kırmızı Işık, Yeşil Işık Oyuncular, dev bir bebek heykelinin oynattığı ölümcül çocuk oyununda hayatta kalmaya çalışır. İlk bölümde bile sistemin zalimliği ve izleyicinin de bu vahşeti tüketmeye ne kadar hazır olduğu yüzümüze vurulur. 2. Hell / Cehennem Oyun durur. Dış dünya gösterilir. Ama dışarısı da içeriden beter. Oyuncular gönüllü olarak tekrar arenaya döner. Çünkü kapitalist gerçeklikten kaçış yoktur. 3. The Man with the Umbrella / Şemsiyeli Adam Şeker kalıplarının içinden belirli bir şekli kırmadan çıkarma oyunu. Görsel olarak en sade ama psikolojik olarak en gergin oyunlardan biri. Ayrıcalığın ve taktiksel zekânın önemi vurgulanır. 4. Stick to the Team / Takıma Sadık Kal İp çekme oyunu. Güç değil, strateji kazandırır. Yaşlılar, dışlanmışlar ve kadınlar; görünüşe göre en zayıf olanlar, zekâyla direnir.
Çin halk cumhuriyeti 🇨🇳 Manpüle ve inanmışlık // komünist devlet liberal ekonomi (kapitalist) ekonomi” hibrit sistem !?! çin medeniyetinin 5000 yıldır uzamaya devam ederken göklere değen bir bambu ağacı gibi süreklilik arz ettiğini zannediyorlar. propagandanın gücüne hayran kalmamak elde değil. bugün 5000 yıllık kesintisiz çin uygarlığı diye yutturulmaya çalışılan anlatının, gerçek tarihle uzaktan yakından alakası yok. çin komünist partisinin başlattığı siyasi bir söylem sadece. komünist parti iktidarı ele geçirdiği dönemde, bütün dünya çin olarak tayvan'ı tanıdığı için kendilerine bir legitimasyon, yani meşruiyet üretmek zorundaydılar. bunun benzeri bizde de var. 5000 yıllık devlet aklı, bilmem kaç bin yıllık kadim kürt medeniyeti gibi söylemlerin hepsinin altında bu meşruiyet kaygısı var. yalnız çin'deki durum daha sofistike, daha ideolojik ve daha tehlikeli. çünkü burada mesele sadece bir geçmiş uydurmak değil, bugünü dizayn etmek. çin dediğimiz yapı, tarih boyunca yüzlerce farklı halktan, dilden, gelenekten oluşmuş bir imparatorluklar mozaiğidir. yeri gelmiş moğol da yönetmiş, mançu da, türk kökenli tabgaç da. ama komünist parti bugün han milliyetçiliğini çin'in doğal hali gibi pazarlıyor. yani bir tür 5000 yıllık han çinlisi hakimiyeti miti yarattılar. halbuki ming hanedanlığı ile başlayan çok kısa bir han egemenliği dönemi dışında çin, çoğu zaman başka halklar tarafından yönetilmiştir. yani çin etnik bir kavram değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. çin, eskiden olduğu gibi bugün hala etnik olarak homojen değil. aşağı yukarı 1.4 milyar nüfusun içinde yaklaşık 120 milyona yakın etnik azınlık var. buna mukabil müslüman çinli (bkz: huiler) nüfusu da azımsanamaz. bu insanlar dinin etkisiyle otomatik olarak kendilerini han çinlilerinden ayırıyorlar. mançular
1. Swades / Swades (2004, Hindistan) Bir mühendis olarak ABD’de çalışan bir adamın, vatan hasreti ve toplumsal sorumluluk bilinciyle Hindistan’a dönerek köy yaşamını yeniden keşfetmesini içtenlikle anlatıyor. 2. Lagaan / Lagaan (2001, Hindistan) Sömürge döneminde bir köyün, ağır vergi yüküne karşı birleşerek İngilizlere meydan okumasını, umudun, dayanışmanın ve fedakarlığın epik öyküsü olarak sunuyor. 3. Queen / Queen (2013, Hindistan) Hayatının kontrolünü ele almak üzere tek başına yola çıkan bir kadının, kendini keşfetme sürecini, özgürlük ve cesaret dolu içsel dönüşümü samimi bir dille anlatıyor. 4. Rock On!! / Rock On!! (2008, Hindistan) Müzik ve dostluğun iç içe geçtiği bu film, bir grup eski arkadaşın yeniden bir araya gelerek geçmişin izlerini ve geleceğe dair umutlarını canlandırma çabasını sıcak ve enerjik bir atmosferde sunuyor. 5. Barfi! / Barfi! (2012, Hindistan) Engelleri aşan, sevgi ve neşeyle dolu bir hayat öyküsünü, mizah ve duygusallıkla harmanlayan bu film, karakterlerin samimi çabalarıyla izleyicide içten bir gülümseme bırakıyor. 6. Departures (Okuribito) / Veda Eden (2008, Japonya) Bir cenaze töreni uzmanının, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi anlamlandırma çabasını, saygı ve hüznün iç içe geçtiği dokunaklı sahnelerle izleyiciye sunuyor. 7. Shoplifters / Hırsızlık Ailesi (2018, Japonya) Aile bağları, toplumsal marjinalleşme ve sıcaklık dolu ilişkilerin, gündelik yaşamın sıradanlığı içerisinde nasıl varlık bulduğunu doğal ve samimi bir şekilde anlatan bir yapım. 8. Ikiru / Yaşamak (1952, Japonya) Bir bürokratın ölüm döşeğinde, hayatının anlamını sorgulayıp son günlerini gerçek tutkularını keşfederek geçirme çabasını, insan ruhunun kırılganlığını ve değerini derinlemesine hissettiren bir klasik. 9. Memories of Murder / Cinayet
Hayata Dair
NSA-Siber Güvenlik
Nsa hakkında bir ileti yazmak istedim. ABD'nin en büyük kurumlarından birisi olmasının yanı sıra data toplama kriptografi alanlarında dünyada eşi benzeri olduğunu düşünmüyorum. Çoğu insan CIA veya FBI’ı duymuş olsa da, NSA, sahip olduğu geniş imkanlarla bu kurumların çok ötesinde bir güce sahiptir. Öyle ki NSA’nın yıllık bütçesi, FBI’ın bütçesinden yaklaşık dört kat, CIA’in bütçesinden ise iki kat fazladır. Üstelik, Türkiye’nin yıllık savunma bütçesinin de birkaç katı olarak ifade edilebilecek bir kaynakla çalışmaktadır. Edward Snowden sayesinde 2018-19 yılında öğrenmiştim bu kurumu, Peki bu adam kim? Neden NSA'yi bize tanıtıyor? Olay şu ki; NSA’nın küresel ölçekte telekomünikasyon ve internet ağlarından topladığı devasa veri tabanını ve dinleme faaliyetlerini ifşa etti. Bu skandal, sadece ABD’nin değil, diğer ülkelerin vatandaşları üzerindeki gözetim programlarının boyutunu ortaya koyarak NSA’ya yönelik eleştirileri ve güvenlik önlemlerinin sorgulanmasını beraberinde getirdi. PRISM programı, özellikle büyük teknoloji şirketlerinin sunucularından kullanıcı verilerini toplamak için kullanılırken, XKeyscore sayesinde internet üzerindeki neredeyse tüm etkinlik izlenebilir hale gelmişti. Karbon ayak izinin olduğu gibi internet üzerinde de bir ayak izi bırakıyoruz, ve bunların silindiğini ve yok olduğunu düşünüyoruz, aslında bu yok olma tam olarak ortadan kalktığı anlamını hiçbir zaman taşımıyor. NSA'ye her yıl petabaytlarca (1 milyon gigabaytın üzerinde) veri aktığı tahmin ediliyor. Bu kadar veri kişisel mahremiyet ve etik unsurların önemsiz olduğu yöntemlerce işleniyor. Çin hükümetini bu sebeple suçlayan Amerika Çin'in bir distopyada yaşadığını ve insan haklarını ihlal ettiğini bir çok siber suçla itham etmekte, olay kendisine geldiğinde ipleri sıkmaktan geri kalmıyor,
Alıntı
Reklam
Reklam