-Spoiler İçermez-
Niye böyle bir başlık attığımdan başlamak istiyorum anlatmaya. Benim bildiğim romanda bir ana tema belirlenir ve kitap bu ana tema etrafında şekillenir. Tıpkı bir mezar kazar gibi sayfalar çevrildikçe konunun derinine inilir. Bu kitap, bir yeri kazmaya başlıyor, oradan ilerleyecek sanıyorsunuz ama daha derinleşmemişken yönünü değiştiriyor biraz da orayı kazıyor, sonra orayı da bırakıp başka yöne çeviriyor başını ve kitap boyunca bir orayı bir burayı eşip duruyor. Geriye delik deşik, sığ bir alan kalıyor ve toprak üstünüzü örtmeye, sizi sarıp sarmalamaya yetmiyor...
Sorun; birden fazla birbiriyle yarışan tema olması. Ana temayı belirlemek güç bu kitapta. Sanki yazar, 'Çok satan bir kitapta hangi unsurlar bulunmalı?' diye aratmış da internette, listede ne varsa bir parça eklemiş. Sanki yazarın yalnızca bir kitap yazma hakkı varmış da bütün kozlarını burada kullanmış gibi. Bütün tuşlara basarak bölüm atlamaya çalışmış sanki yazar. Kitapta yok yok:
•Çocuk istismarı
•Savaş
•Ülkenin sosyal, ekonomik, tarihi, siyasi, kültürel alt yapısı
•Uluslararası ilişkiler ve küresel politika
•Irkçılık
•Din/dinsizlik
•Aile-çocuk ilişkisi/sevgisizlik
•Namus kavramı, kadın erkek arası çifte standart
•Yalan, ihanet, entrika, intikam, ilahi adalet, sadakat, dostluk, soya çekim
•Savaşta ölenler, kanserden ölenler, intihar edenler, kısırlık tedavisi görenler, dayak yiyerek ölümün eşiğine gelenler, ameliyat olanlar...
Bi dur, bi yavaş, bi sakin ol mübarek. Başımız döndü. Daha gençsin, bol bol çıkarırsın kitap...
Diğer okurların, yazarla ilgili müşterek eleştirisi, üç aşağı beş yukarı aynı konuları işleyip durduğu ve kitaplarının birbirine çok benzediği yönünde. E o kadar çok konuya daha ilk kitabında değinirsen diğer kitaplarında tekrara düşmen kaçınılmaz olur elbette.