Bir pencere açık mı kalmış? Fırtına evin içine mi girdi?
Kapıları kim çarpıyor? Odalarda dolaşan kim? Bırak kim olursa olsun. Kuledeki odayı bulamaz. İki insanın beraber uyudukları bu büyük uyku, sanki yüz kapının arkasına saklı. İkisinin bir tek uykusu var, bir tek anaları ve bir tek ölümleri varmış gibi.
...
Ya nedir aşkla çalışmak?
Kalbinizden gelen ilmeklerle örmektir bir giysiyi, çok sevdiğiniz biri giyecekmiş gibi.
Şefkatle inşa etmek bir evi, içinde çok sevdiğiniz biri yaşayacakmış gibi.
Nezaketle ekip coşkuyla hasat etmek tohumları, çok sevdiğiniz biri yiyecekmiş gibi meyvesini.
Yaptığınız her şeye kendi ruhunuzdan bir soluk katabilmek,
Ve bütün o kutlu ölülerin orada, sizi seyretmekte olduğunu unutmamak.