İlk filozofların ortak bir yanı, bütün değişikliklerin ardında belli bir ilk maddenin yattığına inanmalarıydı. Bu fikre nasıl vardıklarını söylemek kolay değil. Sadece bu düşüncenin doğadaki değişikliklerin temelinde bir ilk maddenin bulunduğu tasavvurundan kaynaklandığını biliyoruz.
Bir gün yok olacağını kuvvetle hissederse yaşamın nasıl sonsuz bir değere sahip olduğunu da asıl o zaman anlıyordu Madalyonun bir yüzünün ne kadar büyük ve belirgin ise diğer yüzü de o kadar büyük ve belirgindi yaşam ve ölüm aynı şeyin iki yüzüydü
Ahmet Celâl'in kendisi de bir Kemalist değil mi? Ona
inanmayanlar da İsa'ya inanmayanlar gibi onu düşman belleyip linç
edecek hale gelmemiş midir? Ama İsa kendisini çarmıha gerenleri
bağışlar çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlardı «Ey baba, onları
bağışla; çünkü ne ettiklerini bilmiyorlar» (Luka İncili XXIII, 34). Ahmet
Celâl'de, düşman köyü yakıp yıkarken, o «mahşer gününde» köylüleri
bağışladığını söyler çünkü «bunların hiçbiri 'ne yaptığını', bilmiyor» (s.
236).