İpek Özansoy

İpek Özansoy
@ipekozny
“Kendimi aradım.” Herakleitos
Lisans
Mardin-İstanbul
40 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sevmeyi bilmiyorsan şayet neye yarar güneşin doğması ve batması
Puan vermedi·318 syf.··
2023 15. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 22:53
Ömer Hayyam ile ilgili bir kitap okumak istiyorm diye aylardır düşünürken kitaplığımdan rastgele çıkarıp okumaya başladığım Semerkant , tam da Ömer Hayyam’ı anlatıyordu. Hayat bazen tam da böyle
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·238 syf.··
2023 18. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2023 02:28
Seyirci misin hayatın yoksa kahramanı mı ? İhsan Oktay Anar ile ilk kez bu kitabıyla tanıştım. İç içe anlatılan hikayeler ve bunların ustaca birleştirilmesi akıcılığını arttırırken okuma zevki veriyor. Puslu kıtalar atlası ne arasan bulabileceğin bir kitap : felsefe , tarih , coğrafya , fantastik.. Uzun İhsan Efendi, “ Düşünüyorum , öyleyse varım.” felsefesinden yola çıkıp yaşadığı dünyanın ve olayların tamamen kendi zihninin yansıması olduğunu “ ben düşünüyorum , siz varsınız “ der ve düşlemeye başlar. Düşlediklerini de not alır ve oğlu Bünyamine bu defteri verir. Kitap bu defterle beraber bir yola çıkan Bünyamin’in başından geçenleri birbirine geçmiş hikayeleri yapboz gibi birleştirerek bize anlatır. Babası ne düşlediyse Bünyamin onları yaşadı. Peki Bünyamin gerçekte var mıydı yoksa Uzun ihsan Efendi bir oğlu olduğunu mu düşledi? Gerçeklik algımızı sorgulayacak ve pek çok şeyin üzerinde düşündürtecek başarılı bir eser. “ zaten görülen ve görülmeyen bütün düşler, bu karanlığın ta kendisi değil miydi .”
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,4bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2023 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2023 01:15
“İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayan a kadar düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız.” Giovanni Drogo işte böyle beklemiştir hayatının en önemli gününün gelmesini. Hiçbir zaman gelmeyecek savaşı , başarıyı, kahramanlığı… Bekler uçsuz buçaksız çölün kıyısında Bastiani Kalesi’nde. Günler aylar mevsimler geçer. Ve ayrılmaz, ayrılamaz artık bulunduğu yerden , yalnızlık , kibir ,tutkular en önemlisi de alışkanlıkların uyuşturucu etkisi alıkoyar onu dışarda akıp giden hayattan. Neticede günün birinde kuzeyden gelen savaş gelir. Tüm ömrünü bu kahramanlık anını bekleyerek geçiren Drogo için ne kadar da kötü bir zamandı. En sonunda sesi bir ihtiyar sesine , bakışları çok yaşlı bir adamın bakışlarına döner. Ne beklediği savaşa tanık olur ne de bitişine. Kalesinden çok uzakta ıssız bir handa , uğruna ömrünü gençliğini feda ettiğine şahidinin olmadığı bir anda gözlerini yumar bu hayata. Ne için yaşar insan bu hayatı ? Drogo gençliğini ne için tüketti? Bu sorulara cevap vermek zor belki ama kitaptan alıntıyla bitirelim :” Her şey, insanlar mevsimler bulutlar her şey kaçıp gidiyordu; insanın taşlara, bir kayanın tepesine asılması da yararsızdı, yorulan parmaklar gevşiyor, kollar cansız bir şekilde düşüyor ve insan kendini bu çok yavaşlamış gibi görünen ama hiç durmayan ırmağa kapılmış buluveriyordu.”
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,7bin okunma
6/10
·282 syf.··
2023 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 02:04
Biri size yaptığınız tercihlerle sonsuz sayıda hayatının olabileceği ve isterse bunları aynı anda deneyimleyebileceğini söylese muhtemelen onu pek de dikkate almazdık. Çoklu evrenler, kara delikler,
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202597,8bin okunma
8/10
·152 syf.··
2023 2. kitabı
George Orwell’ ın II. Dünya savaşı sonlarına doğru yazdığı Hayvan çiftliği kitabına açıkçası hep ön yargıyla yaklaştım. Masalsı anlatımından dolayı ilgimi çekmeyeceğini düşündüğüm kitabı yine de okumaya karar vermiştim , kitabı okurken de yer yer sıkıldığım zamanlar oldu. Ancak kitabın son sayfasında yer alan bir bölüm var ki tüm ön yargılarımı yerle bir etti ve bir anda yapbozun tüm parçaları zihnimde oturdu. Burayı şu şekilde alıntılamak istiyorm : “ Dışarıdaki hayvanlar içeride toplanan domuz ve insanların toplantısını seyrederken bir tuhaflık farkettiler. Domuzların yüzlerinde değişen bir şey vardı. Biraz sonra çiftlik evinde bir gürültü koptu. Hayvanlar hızlıca pencereden baktıklarında gördükleri manzara bağrışmalar küfürler masaya vurmalar... İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar bir domuzların yüzlerine bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirinden ayırt edemiyorlardı. “ Bilen okuyucular için bu kitap yazıldığı dönemin siyasi ve toplumsal zihniyetine , “ reel sosyalizme” eleştiri olarak yazılmıştır. Romandaki önder domuzların Stalin’i simgelediği barizdir. Kendi kaderlerini her zaman bir başka güce bırakan toplumlar her dönemde ezilmeye, görmezden gelinmeye mahkum bırakılır. Orwell ,Hayvan Çiftliği kitabıyla hayvanların yönetiminde olan bir çiftlik evi üzerinden bize bu mesajı çok güzel bir şekilde vermiştir. Yazarın 1984 kitabı kadar olmasada Hayvan Çiftliği her dönem taze kalacak bir başyapıt olarak varlığını biz okuyucular için koruyacaktır.
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024295,9bin okunma