İpek Dadakçı

İpek Dadakçı

, bir kitap okudu
8/10
·416 syf.·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 15:41
·
2025 54. kitabı
Gioconda Belli
8.9/10 · 41 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·240 syf.··
2025 52. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 18:08
“O Sevdiğim Dünya”, ömrümü eğitime ve insan haklarına adamış bir kadının hikayesini ve bu kadının merceğinden Ortadoğu’nun yirminci yüzyıl tarihini, kültürünü ve insanını anlatan nefis bir hatırat. Wadad Makdisi Cortas, yirminci yüzyılın başlarında, o zamanlar Osmanlı hakimiyetindeki Lübnan’da doğmuş. Aydın bir ailenin çocuğu olarak dönemin şartlarında seküler bir eğitim almış. O zamanlar üniversiteye giden çok az sayıdaki kadından biri olmuş ve sonrasında da burs alarak eğitimine ABD’de devam etmiş. Sonrasında ülkesine dönmüş ve bir okul müdiresi olarak hayatını eğitime vakfetmiş. Karma ve modern eğitim için, kız çocuklarının okuması için, bunların yanında sömürgeci devletlerce silinmeye çalışılan milli değerlere ve dile eğitimde yer vermek için mücadele etmiş. Anlaşılacağı üzere oldukça ilgi çekici ve ilham veren, etkileyici bir kadın hikayesi bu. Ama bunun da fazlası var çünkü Cortas kendinden fazla, çok sevdiği memleketinin tarihini, Ortadoğu’yu anlatıyor bize. Çok kritik bir zamanda, en çalkantılı yerlerden birinde yaşamış biri o her şeyden önce. Henüz beş yaşındayken Birinci Dünya Savaşı’nın memleketindeki izlerine tanıklık etmiş ve ne yazık ki bu, onun ömrü boyunca tanıklık edeceği savaşların sadece başlangıcı olmuş. Ardından İkinci Dünya Savaşı ve İsrail-Filistin Savaşı derken tekrar tekrar çizilen sınırlar ve bitmek bilmeyen bir vahşete tanıklık etmiş. Ömrünün son zamanlarında da Lübnan İç Savaşı’nı yaşamış. Tüm bu dönemleri, yaşadıklarını, gördüklerini yazıyor hatıralarında da ve okura belgesel gibi sunuyor. Sömürgeciliğin Ortadoğu’yu nasıl paramparça edip kan gölüne çevirdiğini , sözde insan hakları savunucusu sivil toplum örgütlerinin de “medeni” ülkelerin de sessiz kaldığı katliamları, sömürgeciliğin nasıl şekil değiştirdiğini anlatıyor Cortas;
O Sevdiğim DünyaWadad Makdisi Cortas · Metis Yayıncılık · 201051 okunma
9/10
·372 syf.··
2025 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 14:39
Uzun süredir kitaplığımda okunmayı bekleyen bir kitaptı “Savaş Artığı”, pişman oldum. Savaş anlatılarına odaklanmakta genelde zorlanıyorum ama hem çok etkileyiciydi hem de anlatılanların içinde buluverdim kendimi okurken. Askeri okuldan yeni mezun olmuş bir Çinlinin, Yu Yuan’ın yaşlı annesini ve nişanlısını ardında bırakarak Kore Savaşı’na gönderilmesiyle başlıyor hikaye. Kahramanımız, iyi derecede İngilizce bildiğinden generaller için çevirmenlik yapıyor genellikle ancak kısa süre sonra bir grup askerle beraber esir düşüyor. Çeşitli esir kamplarında yaşananları anlatıyor kitap kısaca. Aslında kendini ideolojik olarak ne milliyetçilere ya da Çan Kay Şek’e ne de komünizme ya da Mao’ya yakın hissediyor Yu Yuan; sadece annesi ve nişanlısına kavuşabilmek için Çin’e geri dönmeyi istiyor. Ama kaldığı kamplarda, milliyetçilerden ayrı komünistlerden ayrı eziyet görüyor. Yu Yuan’ın yaşadıkları ve gözlemledikleriyle de, savaşın gerçeklerini, insanın içinden nasıl bir canavar çıkarabileceğini, ideolojilerin güç ve otorite sahipleri tarafından birer piyon gibi gördükleri insanları kontrol edebilmek ve yönetebilmek için nasıl kullanıldığını gösteriyor yazar. Hakikaten akla hayale gelmeyecek işkencelerden bahsediyor Ha Jin; insanın kanını donduran, okurken inanamadığı, gözünde canlandıramadığı olaylar anlatıyor. Üstelik, Kore Savaşı gazisi babasına ithaf ettiği kitabı gerçek olaylardan hareketle kaleme almış; kitaptaki karakterler kurgu ancak olaylar gerçek. Bu, anlatılanları daha da etkileyici kılıyor elbette. Benim unutamayacağım sahneleri kafama kazıyan kitaplardan biri oldu kesinlikle. İlgilisine tavsiye ederim. Kore Savaşı’na dair Gümüş Aygır romanını da öneririm, onu da çok beğenmiştim.
Savaş ArtığıHa Jin · Ayrıntı Yayınları · 201139 okunma
9/10
·192 syf.··
2025 49. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2025 20:59
Gerek konusu ve kurgusu gerekse “Doğu” ve “Batı” gerçekleri konusundaki tespitleriyle çok etkileyici bir roman “Yedi Taş”. Şehir merkezine oldukça uzak, çöl iklimine teslim olmuş, şeriatla yönetilen küçük bir köyde tecavüze uğrayan bir kadının zinadan suçlu bulunarak şeyh tarafından ev hapsi ve ardından taşlanarak öldürülme cezasına çarptırılmasıyla başlıyor hikaye. Derken köye, kendi “Batılı” dertlerinden kaçmak için bir insani yardım kuruluşunda görevli olarak bir Fransız kadın geliyor. Yine bu kuruluşta temizlik görevlisi olarak çalışan yerel halktan bir kadın ve yeni gelen Fransız görevlinin, recm cezasına çarptırılan Noor ile kurdukları bağ ilerledikçe olaylar da gelişiyor. Görüldüğü gibi konu bile tek başına oldukça etkileyici. Ancak kitabı çok vurucu yapan esas unsur bana göre, Lübnan asıllı Fransız yazar Vénus Khoury-Ghata’nn hem “Doğu” hem de “Batı” kültürüne, gerçeklerine ve arka bahçelerine son derece hakim olması ve bildiklerini tüm sertliğiyle, hiç sakınmadan kurguda paylaşması. Batı’nın kendine ve Doğu’ya bakışı, keza yine Doğu’nun kendine ve Batı’ya bakışı o kadar muazzam bir gözlem gücüyle ve filtresiz yansıtılıyor ki etkilenmemek elde değil. Okurken önce benim doğduğum yere sadece birkaç yüz kilometre ötede bunlar yaşanırken benim böyle bir hayatım olabildiği için kendimi şanslı hissettim, sonra bunun ne kadar bencilce olduğunun farkına vardım ve tüm bu anlatılanların birçok kadının yaşadıkları olduğu gerçeği yüreğimi sıkıştırdı. Değişik bir anlatım tarzı var yazarın. Çoğunlukla tanrı anlatıcıdan dinliyoruz yaşananları ve bu esnada bazen ikinci tekil şahıs anlatımıyla Fransız kadını takip ediyor. Yer yer de kendi ağzından temizlik görevlisi kadını dinliyoruz. Bu sayede her iki tarafın da bakış açılarını, kâh yaklaşan kâh uzaklaşan bir kameraman
Yedi TaşVenus Khoury-Ghata · Can Yayınları · 2017148 okunma