Adı:
Savaş Artığı
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
372
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395906
Kitabın türü:
Orijinal adı:
War Trash
Çeviri:
Tamer Tosun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Kendini yabancı topraklarda, garip bir savaşın ortasında, Kore Savaşı'nda, bulur Çinli Yu Yuan. Cesur bir savaşçı, bir kahraman değildir. Hatta bir meçhul asker bile değildir. Askerlik günleri daha çok, sıcak çatışmalardan uzakta, esir kamplarında geçmiştir. İngilizce bilen nadir askerlerden biri olarak bir yandan vazgeçilmez olmanın sefasını sürerken, öte yandan güç mücadelelerinin odağında bulunmanın cefasını çeker. Hayatın dayattıklarıyla ideolojilerin dayattıkları, vicdanla gündelik ihtiyaçlar, ahlakla insani zaaflar arasında yaşadığı yarılmalardan hep, kendinden daha kötü koşullarda olanları düşünerek kurtulan Yuan, kişisel kayıplarının yasını tutmak yerine kendine ve geleceğe güven duyarak hayata tutunur.
Savaşa giderken, onun için "ev" imgesini somutlaştıran iki kişiyi, annesini ve nişanlısını geride bırakmıştır. Döndüğünde onları bulabilecek midir? Dahası, döneceği bir vatanı olacak mıdır? Yoksa o bir savaş artığı, savaş sanayisinin bir atığı mı olacaktır?

Savaş Artığı herhangi bir ırktan, renkten, milliyetten bir askerin cephedeki en doğal korkularını, zaaflarını, ihtiyaçlarını insancıl bir çığlık olarak satırlarında yankılandırıyor. Sıradan bir insanın gözünden, anı kurgusuyla, savaşın en dehşetli, en vahşi ve en acımasız yüzünü anlatırken, "insan niçin savaşa gider, niçin savaşır; ölmezse şayet savaştan nasıl döner?" gibi sorular sormamızı sağlıyor. Küçük ümitleri ve hedefleri olan sıradan bir insanın aynı zamanda hem ne kadar güçlü hem de ne kadar çaresiz olduğunu görüyoruz bu romanda.
(Tanıtım Bülteninden)
Çinli yazar Ha Jin’in Savaş Artığı romanı Kore Savaşı’na katılmış Çinli Yu Yuan’ın savaş anılarına yer vermektedir.Tarihsel gerçekliğe sadık kalınarak oluşturulan ve kurgusal bir metin olarak düzenlenen kitapta Kore Savaşı’nı ve bu savaşa katılan ülkelerin ideolojilerini uğruna insanların hayatının mahvoluşu anlatılıyor.Kitap için savaşın acı yönlerinin en iyi anlatıldığı romanlardan biri diyebilirim.
Doktorlar ve hemşirelerin farklı bir etiği vardır, bu onlara siyasi saçmalıklar yüzünden insan eliyle yaratılmış düşmanlıkları aşma ve insanca davranma imkânı verir.
Tümen komutanları o kadar bitkin, o kadar zayıf düşmüştü ki korumaları, yürürken onlara destek olmak zorundaydı. Ben onların arkasında düşe kalka yürüyordum; kalbim korkuyla dolu ve sanki kurşundan yapılmış kadar ağırdı. Savaşın bu kadar kaotik ve kanlı olabileceğini hiç düşünmemiştim.
Tüm tümen dört gündür bir öğün yememişti, adamlar ilk fırsatta yiyecek bir şeyler aramak için bir tarafa gidiyordu. Bazen mutfak arabasından düşen bir kavrulmuş soya fasulyesi çuvalını çalıyor ya da hâlâ ölü bir adamın göğsüne bağlı duran uzun torbadan bir avuç un alıyorlardı. Ara sıra Güney Kore Ordusu'nun bıraktığı bir çuval pirinç buluyorlardı. Pişirmek için vakit yoktu; çiğ taneleri hemen hatır hutur yiyorlardı. Korkunç ama başıboş dolaşmaktan başka elinden bir şey gelmeyen, aç hayaletler gibiydik.
Tarih her zaman komünistlerin düşmanlarına kendi insanlarından daha yumuşak davrandığını göstermiştir.Ancak onların önemli düşmanları olmakla, yeterince hayatta kalabilirsin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Savaş Artığı
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
372
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395906
Kitabın türü:
Orijinal adı:
War Trash
Çeviri:
Tamer Tosun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Kendini yabancı topraklarda, garip bir savaşın ortasında, Kore Savaşı'nda, bulur Çinli Yu Yuan. Cesur bir savaşçı, bir kahraman değildir. Hatta bir meçhul asker bile değildir. Askerlik günleri daha çok, sıcak çatışmalardan uzakta, esir kamplarında geçmiştir. İngilizce bilen nadir askerlerden biri olarak bir yandan vazgeçilmez olmanın sefasını sürerken, öte yandan güç mücadelelerinin odağında bulunmanın cefasını çeker. Hayatın dayattıklarıyla ideolojilerin dayattıkları, vicdanla gündelik ihtiyaçlar, ahlakla insani zaaflar arasında yaşadığı yarılmalardan hep, kendinden daha kötü koşullarda olanları düşünerek kurtulan Yuan, kişisel kayıplarının yasını tutmak yerine kendine ve geleceğe güven duyarak hayata tutunur.
Savaşa giderken, onun için "ev" imgesini somutlaştıran iki kişiyi, annesini ve nişanlısını geride bırakmıştır. Döndüğünde onları bulabilecek midir? Dahası, döneceği bir vatanı olacak mıdır? Yoksa o bir savaş artığı, savaş sanayisinin bir atığı mı olacaktır?

Savaş Artığı herhangi bir ırktan, renkten, milliyetten bir askerin cephedeki en doğal korkularını, zaaflarını, ihtiyaçlarını insancıl bir çığlık olarak satırlarında yankılandırıyor. Sıradan bir insanın gözünden, anı kurgusuyla, savaşın en dehşetli, en vahşi ve en acımasız yüzünü anlatırken, "insan niçin savaşa gider, niçin savaşır; ölmezse şayet savaştan nasıl döner?" gibi sorular sormamızı sağlıyor. Küçük ümitleri ve hedefleri olan sıradan bir insanın aynı zamanda hem ne kadar güçlü hem de ne kadar çaresiz olduğunu görüyoruz bu romanda.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • baki bükcü
  • Sena
  • -
  • İlhami Yakaryan
  • Turgay Bağan
  • seher
  • Ferah
  • Yasin Koç
  • Fatih*

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%20 (1)
8
%0
7
%60 (3)
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0