İpek Dadakçı

9/10
·372 syf.··
2025 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 14:39
Uzun süredir kitaplığımda okunmayı bekleyen bir kitaptı “Savaş Artığı”, pişman oldum. Savaş anlatılarına odaklanmakta genelde zorlanıyorum ama hem çok etkileyiciydi hem de anlatılanların içinde buluverdim kendimi okurken. Askeri okuldan yeni mezun olmuş bir Çinlinin, Yu Yuan’ın yaşlı annesini ve nişanlısını ardında bırakarak Kore Savaşı’na gönderilmesiyle başlıyor hikaye. Kahramanımız, iyi derecede İngilizce bildiğinden generaller için çevirmenlik yapıyor genellikle ancak kısa süre sonra bir grup askerle beraber esir düşüyor. Çeşitli esir kamplarında yaşananları anlatıyor kitap kısaca. Aslında kendini ideolojik olarak ne milliyetçilere ya da Çan Kay Şek’e ne de komünizme ya da Mao’ya yakın hissediyor Yu Yuan; sadece annesi ve nişanlısına kavuşabilmek için Çin’e geri dönmeyi istiyor. Ama kaldığı kamplarda, milliyetçilerden ayrı komünistlerden ayrı eziyet görüyor. Yu Yuan’ın yaşadıkları ve gözlemledikleriyle de, savaşın gerçeklerini, insanın içinden nasıl bir canavar çıkarabileceğini, ideolojilerin güç ve otorite sahipleri tarafından birer piyon gibi gördükleri insanları kontrol edebilmek ve yönetebilmek için nasıl kullanıldığını gösteriyor yazar. Hakikaten akla hayale gelmeyecek işkencelerden bahsediyor Ha Jin; insanın kanını donduran, okurken inanamadığı, gözünde canlandıramadığı olaylar anlatıyor. Üstelik, Kore Savaşı gazisi babasına ithaf ettiği kitabı gerçek olaylardan hareketle kaleme almış; kitaptaki karakterler kurgu ancak olaylar gerçek. Bu, anlatılanları daha da etkileyici kılıyor elbette. Benim unutamayacağım sahneleri kafama kazıyan kitaplardan biri oldu kesinlikle. İlgilisine tavsiye ederim. Kore Savaşı’na dair Gümüş Aygır romanını da öneririm, onu da çok beğenmiştim.
Savaş ArtığıHa Jin · Ayrıntı Yayınları · 201139 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·192 syf.··
2025 49. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2025 20:59
Gerek konusu ve kurgusu gerekse “Doğu” ve “Batı” gerçekleri konusundaki tespitleriyle çok etkileyici bir roman “Yedi Taş”. Şehir merkezine oldukça uzak, çöl iklimine teslim olmuş, şeriatla yönetilen küçük bir köyde tecavüze uğrayan bir kadının zinadan suçlu bulunarak şeyh tarafından ev hapsi ve ardından taşlanarak öldürülme cezasına çarptırılmasıyla başlıyor hikaye. Derken köye, kendi “Batılı” dertlerinden kaçmak için bir insani yardım kuruluşunda görevli olarak bir Fransız kadın geliyor. Yine bu kuruluşta temizlik görevlisi olarak çalışan yerel halktan bir kadın ve yeni gelen Fransız görevlinin, recm cezasına çarptırılan Noor ile kurdukları bağ ilerledikçe olaylar da gelişiyor. Görüldüğü gibi konu bile tek başına oldukça etkileyici. Ancak kitabı çok vurucu yapan esas unsur bana göre, Lübnan asıllı Fransız yazar Vénus Khoury-Ghata’nn hem “Doğu” hem de “Batı” kültürüne, gerçeklerine ve arka bahçelerine son derece hakim olması ve bildiklerini tüm sertliğiyle, hiç sakınmadan kurguda paylaşması. Batı’nın kendine ve Doğu’ya bakışı, keza yine Doğu’nun kendine ve Batı’ya bakışı o kadar muazzam bir gözlem gücüyle ve filtresiz yansıtılıyor ki etkilenmemek elde değil. Okurken önce benim doğduğum yere sadece birkaç yüz kilometre ötede bunlar yaşanırken benim böyle bir hayatım olabildiği için kendimi şanslı hissettim, sonra bunun ne kadar bencilce olduğunun farkına vardım ve tüm bu anlatılanların birçok kadının yaşadıkları olduğu gerçeği yüreğimi sıkıştırdı. Değişik bir anlatım tarzı var yazarın. Çoğunlukla tanrı anlatıcıdan dinliyoruz yaşananları ve bu esnada bazen ikinci tekil şahıs anlatımıyla Fransız kadını takip ediyor. Yer yer de kendi ağzından temizlik görevlisi kadını dinliyoruz. Bu sayede her iki tarafın da bakış açılarını, kâh yaklaşan kâh uzaklaşan bir kameraman
Yedi TaşVenus Khoury-Ghata · Can Yayınları · 2017148 okunma

İpek Dadakçı

, bir kitap okudu
9/10
·192 syf.··
32 saatte okudu
·
2025 49. kitabı
Venus Khoury-Ghata
7.5/10 · 148 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 46. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2025 14:36
Okuduğum en özgün metinlerden birisi “Sivrisinek Şehirde”. Gürcü yazar Erlom Ehvlediani, genellikle fabl tarzında öylüleriyle biliniyormuş; bu kitabı da keza fabl tadında ve felsefi yönü ağır basıyor. Yazmak üzere masasının başına oturan yazarın monoloğuyla başlıyor kitap ve metin boyunca zaman zaman yazar da araya gidiyor, hikayeye dahil oluyor, ki bu kısımları çok sevdim. Sonrasında ise, kurutulan bir bataklıktan sağ kalan tek sivrisineğin katilini bulmak üzere şehirde dolaşmaya başlamasının hikayesini okuyoruz. Bu hikayeyle beraber de yazar hayat, ölüm, kader, evren, evrenle, doğayla, diğer canlılarla ve eşyalarla olan ilişkimiz, aşk, yaşam sevinci ile ilgili düşüncelerini paylaşıyor. İlk okumaya başladığınızda “Ne okuyorum ben?” diye afallatan kitaplardan. İlerledikçe yazarın kafasının içindeki girdabın içinde buluyorsunuz kendinizi. Dil ve anlatım oldukça sade; bu nedenle metin boyunca aslolan yazarın fikirlerini takip edebilmek. Ehvlediani’ in fikirleri çok duyulmadık, bilinmedik değil ama bunları aktarma şekli öyle. Her şeyden önce fikir inanılmaz yaratıcı, keza hikaye ilerledikçe çılgınlık ve yaratıcılığın dozu artıyor. Sırf bunun için bile okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabı bitirdikten sonra yazarı araştırırken, fabl tarzında eserler vermesinin bir nedeninin de Sovyet rejimi karşıtı fikirlerini yayımlatabilmek olduğunu okuyunca, bu kitabının da siyasi bir alegori olarak da okunabileceğini de düşündüm. Her halükarda beğendim kitabı.
Sivrisinek ŞehirdeErlom Ahvlediani · Dedalus Yayıncılık · 20201,018 okunma