“Lanetlenme karşısında uysal olan bizler, acı çektiğimiz ölçüde var oluruz -bir ruh, sadece üzerine aldığı tahammül edilemez şeylerin miktarıyla büyür ve telef olur.”
“Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik; eğer kıyaslamak, yaşamaktan ayrılmaz olsaydı, mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi. Ama yaşamak, kendi boyutlarına karşı körleşmektir…”
“Herkesin yapabileceği bir ‘iş’ vardı ama kendi seçebileceği, tanımlayabileceği ve gönlünce yönetebileceği bir iş kimseye verilmemişti. Yeni tanrılar istemek yanlıştı, dünyaya herhangi bir şey vermeye kalkmaksa tümüyle yanlıştı! Uyanık insanları bekleyen tek ama tek bir görev vardı: kendini aramak, kendi içinde bir sağlamlığa kavuşmak, el yordamıyla kendine özgü yolda ilerlemek, yolun nereye çıkacağına aldırmamak.”
“Oysa külüstür meyhanelerin pis masalarında bira döküntüleri ortasında ciddi konuları hayasızca alaya alarak dostlarını eğlendiren ve çoğunlukla da ürküten ben, kalbimin gizli bir köşesinde alay konusu yaptığım nesnelere saygıyla eğiliyor, ruhumun önünde, geçmişimin, annemin ve tanrının önünde ağlayarak dize geliyordum.”