“Dışarıya koşup akıl almaz güzelliğini öpmek, öpmek ve haykırmak istiyorum: yanında benim bir yansımı, bir parçamı götürüyorsun. Senin hayalini kurdum, var olmanı diledim. Daima hayatımın bir parçası olacaksın. Sana aşık olursam, nedeni kesinlikle seninle bir ara aynı hayalleri kurmuş olmamız, aynı deliliği, aynı sahneyi paylaşmış olmamız.”
“Kadın rengin, parıltının, aynksılığın ta kendisiydi. Kafasını meşgul eden tek şey, hayattaki rolü. Nedenini biliyorum: güzelliği çarpıcı olayları, hadiseleri ayağına getiriyor zaten. Fikirlerin pek önemi yok. Onda teatral ve dramatik bir kişiliğin karikatürünü gördüm.”
“çevremizi saran şu tanrı nimetlerine bakın bir kere: gök açık, hava temiz, otlar körpe, kuşlar, doğa alabildiğine güzel ve günahsız… yalnız bizler, tanrı bilmez ahmaklar hayatın bir cennet olduğunun farkında değiliz. Bunu anlamaya azıcık niyetimiz olsa cennet bütün güzelliğiyle karşımızda şekillenir, biz de birbirimizle kucaklaşır, ağlamaya başlardık.”
“Goldmund dudaklarına ilk kez eğildiğinde, içinde uzun zamandır saklı duran bir şeyin uyandığını hissetti. Kalbi ürkek bir kuş gibi çırpındı; sevinç ve korku birbirine karıştı. Sanki derinlerde uyuyan gizli bir hazine ansızın açığa çıkmış, bütün dünya bir anda büyülü ve yepyeni bir anlam kazanmıştı.”