Marsilio ölümüne pek yakın olmasa da, yani en azından kendisi pek öyle hissetmese de bir şerit gibi aklından geçiriyor otobiyografisini. Film şeridini dolduracak bir yaşanmışlığı olmadığından kompakt kasetlerle yetiniyor. Eğitim durumunu, işini ve kariyerini hatırlatıyor kendisine, vazgeçebilmek için. Medeni durumunu, çocuksuzluğunu ve sığıntı gibi geçen aile hayatını gözden geçirmesinin pek iyi bir fikir olmadığını düşünüyor ama artık çok geç. Hani insan nefes aldığının farkına vardığında aldığı solukların ritmi bozulur ya, işte öyle bir şekilde, düşünmekten alıkoyamıyor kendisini.
sonra düşer bir yaprak
boyanır doğal olmayan renklerle
ve bakıp gök yüzüne
daha iyisini yaptık diyebilmek,
başı ve sonu olmayan bir infilak
çıkıyor yeni kollarım, huylarım
bölünmeden çoğalıyorum, tam aksi!
aks'ın içindeki döngünün son halkası
geçirilsin artık ait olduğu yer'e
toprağa ihtiyacı olmasa bile
/tıpkı yenmeyen meyvelerin
kendinden bir şey kaybetmemesi gibi
//ihtiyacının olmaması engel değil,
t o z a bulanmak 'iç'in