“Annemle babamı alıp uçsuz bucaksız bir çöle koysak, zıt yönlerde yürüyeceklerine emindim. Tut ki karşılaştılar, birbirlerine adlarını bile sormaz, öyleyece geçip giderlerdi. Ama işte şimdi bir balkonda yan yana koymuştu hayat onları. Biri onları aynı öyküye yazmıştı. İki insan, bir çanak karpuz, masaya serili Fotomaç’ın üzerinde anbean yükselen kabuk tepesi ve bir televizyon. Balkonun sinekler üşüşmüş lambasının altında, sessizce oturmuş ömür tüketiyorlardı.”
Sonra titreyen ellerle çaktı Hello Kitty'li çakmağını ve sigarasını yaktı kirpikleriyle birlikte. Haklıymış. Kirpiklerinde gözyaşına benzer yanıcı bir madde varmış.