İremgcm

İremgcm
@iremgcm
Tam zamanlı anne Yarı zamanlı öğretmen Vakit buldukça okur
7/10
·88 syf.··
2026 125. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 21:35
Bir cam kırılmasıyla başlıyor her şey… Ve yine bir cam kırılmasıyla bitiyor. “Aziz Bey Hadisesi” aslında baştan sona bir döngü hikâyesi. Aziz Bey bir kapıyı çarpıp, camı parçalayıp gidiyor hayatından. O an sadece bir öfke gibi görünüyor. Ama aslında o kırılan şey bir cam değil—bir hayatın dengesi. Çünkü Aziz Bey’in hikâyesi, dış dünyadan çok iç dünyasında kopan bir kırılmayla başlıyor. Maryam’a duyduğu aşk da bu yüzden gerçek değil. Maryam onun için bir insan değil, bir kaçış. Ulaşamadığı için büyüyen, gerçeğe dönüşmediği için hiç sınanmayan bir duygu. Belki de bu yüzden en güvenlisi. Ama Aziz Bey’in asıl meselesi şu: O, acıyla var olmayı seçiyor. Annesinin kaybı, terk edilişi, yalnızlığı… Bunların hepsi onda bir yara açıyor. Ama o yarayı iyileştirmek yerine, o yaranın içinde yaşamayı öğreniyor. Çünkü zamanla o yara onun kimliğine dönüşüyor. Zaten bu yüzden Zeki’nin meyhanesi çok önemli bir yer. Orası sadece bir mekân değil, hayatın kendisi gibi: İnsanlar eğlenmek ister, gülmek ister, anın içinde olmak ister. Hayat akar. Ama Aziz Bey akamaz. O hep aynı yerde, aynı acıda kalır. Tamburundan çıkan her nağme biraz daha kendine dönüktür. Başkaları için değil, kendi yarasını canlı tutmak içindir. İnsanlar neşeli şarkılar isterken onun ısrarla keder çalması bu yüzden. Çünkü o, acıyı bırakırsa kim olacağını bilemez. Ve sonra Vuslat… Vuslat bu hikâyenin en sessiz ama en ağır gerçeği. Sevilmediğini bilen bir kadının sessizliği bu. Aile evinde de, Aziz Bey’in yanında da hep “orada olan” ama hiç gerçekten görülmeyen biri. Belki de en acısı şu: Vuslat konuşmuyor, çünkü karşısındakinin veremeyeceğini biliyor.
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

İremgcm

, bir kitap okudu
7/10
·88 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 21:35
·
2026 125. kitabı
Ayfer Tunç
8.1/10 · 16,7bin okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2026 122. kitabı
“Haritada Kaybolmak” ilk bakışta bir çocuk macerası gibi görünse de aslında zaman, yaşlanma ve insan olma hâli üzerine düşündüren bir kitap. Hikâyede iki kardeşin bulduğu bir şekerin her günü bir yıla çevirmesi, zamanın ne kadar hızlı ve fark edilmeden akıp gittiğini çok çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. Çocuklar hızla yaşlandıkça, yaşlılığın sadece sayıdan ibaret olmadığını; bedenin zorlanması, duyuların zayıflaması ve insanın dünyayla bağının değişmesi anlamına geldiğini deneyimleyerek öğreniyor. Bu yönüyle kitap, özellikle empati duygusunu çok güçlü bir şekilde aktarıyor. Harita ve bilmeceler kısmı ise sadece bir macera unsuru değil; doğruyu bulmanın bir bedeli olduğunu hatırlatan bir metafor gibi. Yanlış her adımın onları daha da yaşlandırması, hayatta yapılan hataların da zamanımızdan götürdüğünü düşündürüyor. Aynı zamanda hikâyede yer alan televizyon programı ve çocukları bir “gösteri”ye dönüştürmek isteyen karakterler, günümüz dünyasında her şeyin izlenmeye ve tüketime açılmasına da ince bir eleştiri getiriyor. Kitabın sonunda verilen mesaj ise oldukça güçlü: insan tek başına bir bütün değil. Yaşanan her şey, kurulan her bağ aslında birbirine bağlı ve anlamını buradan alıyor. Bu da hikâyeyi basit bir maceranın ötesine taşıyor. Eleştiri olarak şunu söyleyebilirim ki, yazar Vladimir Tumanov’un dili ve anlatım tarzı bu kitapta da, daha önce yazdığı Kraliçeyi Kurtarmak kitabına oldukça benzer. Yine bilmeceler üzerine kurulu, benzer ilerleyen bir yapı var. Bu durum bazı okurlar için bir süre sonra tekrar hissi yaratabilir. Ancak buna rağmen kitap, hem sürükleyici hem de düşündürücü yönüyle özellikle ortaokul seviyesindeki okurlar için oldukça değerli bir eser.
Haritada KaybolmakVladimir Tumanov · Günışığı Kitaplığı · 20204,947 okunma