İremgcm

İremgcm
@iremgcm
Tam zamanlı anne Yarı zamanlı öğretmen Vakit buldukça okur
Puan vermedi·128 syf.··
2026 121. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 11:59
Bazı hayatlar yaşanmaz. Sadece sürdürülür. Suzan Defteri, iki insanın değil; iki eksikliğin hikâyesi. Ekmel ve Derya… İkisi de sevgi yoksunluğunun içinden geçmiş, duygusal olarak eksik büyümüş iki yetişkin. Psikolojide bunun bir adı var: İnsan, çocukken alamadığı sevgiyi yetişkinliğinde ya taklit eder… ya da tamamen kaçınır. Onlar kaçınmayı seçmiş. Derya kendi hayatını anlatamaz. Çünkü anlatacak bir yaşantısı yoktur. Bu yüzden başkasının aşkını sahiplenir. Kimlik kuramaz, rol yapar. Ekmel ise bağ kuramaz. Yakınlaşmaz. Sadece yaklaşır gibi yapar. Ev ilanı verir— ama satmak için değil, temas etmeden temas etmek için.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

İremgcm

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 11:59
·
2026 121. kitabı
Ayfer Tunç
7.9/10 · 20,3bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 120. kitabı
Bazen bir hikâye anlatılmaz… parçalanır. Büyük Defter – Kanıt – Üçüncü Yalan üç ayrı kitap değil, tek bir gerçeğin katlanılamayan ağırlığıdır. Başta “biz” derler. Çünkü “ben” olmak zayıflıktır. Çünkü acıyı tek başına taşımak mümkün değildir. Sonra “ben” kalır. Ama o ben, eksiktir. Bir yarısını kaybetmiş gibi değil… hiç olmamış bir yarıyı arar gibi. Ve en sonunda… ne “biz” kalır, ne “ben”. Sadece anlatılar. Aynı hayat, farklı şekillerde tekrar edilir: Birinde güçlü, birinde mağdur, birinde tamamen silinmiş. Çünkü bazı gerçekler vardır— olduğu gibi hatırlanamaz. Zihin onları bölerek yaşar:
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 119. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 13:16
Bir çocuk kitabı gibi başlıyor ama insanın içini sıkıştıran bir gerçekle büyüyor: kontrol edilemeyen bir dünya. Kum Saati 2 Japonya, dostlukla bilimin kesiştiği bir yerde ilerliyor. Eyüp, Emre ve İlker’in Yumi’ye uzanan yolculuğu sadece bir ziyaret değil; aynı zamanda insanlığın kırılganlığıyla yüzleşme hikâyesi. Japonya’nın kalbinde, Shibuya Crossing ve Hachiko Heykeli gibi sembollerin arasında dolaşırken, bir yandan da çocukları hedef alan bir virüsün gölgesi büyüyor. Belki de en çarpıcı nokta şu: Kurtuluş bazen güçten değil, zekâdan gelir. Yumi’nin panzehiri kadar, Mikeal’e karşı yaptığı o zekice blöf de bir “insanlık hamlesi”. Ama hikâye burada bitmiyor. Çünkü kötülük hâlâ bir hamle önde: Sebastian’ın elinde hâlâ babalar var. Özellikle ortaokul öğrencileri için muhteşem bir serüven serisi. Her kitap, heyecanı hiç düşürmeden bir sonrakine bağlanıyor. Bu yönüyle hem akıcı hem de sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca P4C (Çocuklar için Felsefe) açısından da oldukça verimli bir kitap. İyilik-kötülük, bilim-etik, güç-sorumluluk gibi pek çok kavram üzerine düşünmek için güçlü kapılar aralıyor. Şimdi soru şu: Bilim mi kazanacak, yoksa güç mü? Hindistan’da geçecek Kum Saati 3 için bekleyiş başladı…
Kum Saati 2Fatih Tuncay · Bilgi Yayınevi · 202256 okunma