İrem İnci

İrem İnci
@iremincist
Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür.
“Türkiye’de seri katil yok. Bizden seri katil çıkmaz!”   Bu alt metni zengin tespiti her duyduğumda acı bir gülümseme kaplar yüzümü. Cümlenin içinde gizli, “katil” yüceltmesine mi yansam, Hollywood sinemasının ve medyanın bizi getirdiği hale mi, çoğu kez ne söyleyeceğimi bilemeden öylece bakıp kalıyorum.
Profil Kitap·Kitabı okuyor
Reklam
Sonuç olarak virüs ya da bakteriler açısından, geride bıraktıkları canlının başına ne geleceği pek de umursadıkları bir mesele değildi. İşte kanser hücresi tam bu noktada diğerlerinden net bir şekilde ayrılıyordu. Bulaşıp gidebileceği yeni bir vücut olmamasına rağmen, büyük bir hırs ve açgözlülükle çoğalmaya devam ediyordu. Pia, ister bir virüs olsun isterse basit bir pankreas hücresi, biyolojik olarak her canlının bir yaşam stratejisi olduğuna inanıyordu. O nedenle kanser hücresinin, içinde yaşadığı canlıyı öldürerek dolaylı bir şekilde kendi yaşamın sonlandırmasını bir türlü anlamıyordu. Kimbilir, belki de kanser denen şey, sonsuz yaşama ulaşmış bir hücrenin can sıkıntısı nedeniyle intihar etmek istediği biyolojik bir yöntemdi.
Sayfa 354 - Elma Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Nöro Roman
Prometheus'un ateşi
"Epimetheus’un özensizliğinin aksine Prometheus tüm vaktini sadece tek bir canlıya ayırmıştı. İşi bittiğinde ortaya çıkan canlı müthiş gözüküyordu ama hiç tahmin etmediği bir sorunla karşılaşmıştı. Kardeşi Epimetheus, Zeus'un verdiği yeteneklerin tümünü kendi yaptığı canlılara dağıttığı için gereği hiçbir özellik kalmamıştı. Epimetheus’un sıradan hayvanlarına göre çok daha üstün olan bu canlının yeteneksiz kalması asla kabul edilemezdi. Bunun üzerine Prometheus inanılmaz bir şey yaptı ve sadece tanrılara ait olan ateşi çalarak, insan neden bu canlıya verdi. Bu durumu oldukça öfkelenen Zeus, Prometheus’u ağır bir şekilde cezalandırıldı. Kendisini bir kayaya bağlattı, bir kartal gelip her gün karaciğerini yedi ve karaciğer her gece yeniden büyüdüğü için bu döngü sürekli tekrarladı. Ölümsüz olan Prometheus bu büyük acıyı çağlar boyunca her gün yaşamak zorunda kaldı. Ödediği bedel çok büyüktü ama işe yaramıştı. Bugün bu salonda, bu konuşmaları yapmayı tümüyle bu ilk ateşe borçlu olduğumuzu asla unutmayın."
Sayfa 118 - Elma Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Nöro Roman
"Şu an için bilmen gereken tek gerçek şu. Çok uzun yıllar boyunca karanlıkta yaşadım. Sonra bir gün güneşe çıktım ve artık yeryüzüne geri dönüyorum. Adımın ne olduğunun bir önemi yok ama bir isme ihtiyacın olduğunu da biliyorum." Kadın bir süre durakladı. Sanki adını hatırlamaya çalışıyormuş gibi görünüyordu. "Nada. Evet, adım Nada olsun. Her zaman çok sevdiğim bir isim olmuştur."
Sayfa 113 - Elma Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Nöro Roman
Spoiler!
Tıpkı evrenin patladığı 𝘣𝘪𝘯𝘨 𝘣𝘢𝘯𝘨 gibi vücudu etrafa saçılıyordu. Filmin sonu, başlangıcıyla aynıydı. Yıldız tozlarından gelen hayat yine yıldınız tozlarına parçalanıyordu. Galen, elinde kalan tek saniyeye tek bir görüntü sığdırmıştı. Bebek arabasını yakaladığı sırada kirli ellerini tutan o beyaz, minik eli düşündü. Bebek Pia "Korkma, ben yanındayım" dermiş gibi Galen'in çamurlu elini tutmuştu. Nöronları arasında oluşan bu görüntü bir saniye içinde tıpkı vücudu gibi parçalara ayrıldı. Geriye sadece sonsuz bir karanlık bıraktı.
Sayfa 39 - Elma Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Nöro Roman
Reklam