Kitabın Kore yazar tarafından yazılmış olması aklınızda soru işareti oluşturmasın. İçeriğini, Kore kültürünün yaşam tarzı, ailevi sorunlar, günümüz işsizlik sorunları, hayata dair bakış açısı gibi konularının oluşturması, bir çok yönden bizim kültürümüzle benzer tarafları önümüze seriyor aslında. Dolayısıyla bu durum kitabın bizden biri tarafından yazılmış olduğu izlenimini veriyor. Sanki yaşadığım sıkıntıları arkadaşımla konuşuyormuş ve çözüm arıyormuşum gibi hissettim okurken. Başlamadan önce okuduğum "içinizi ısıtacak bir roman" tabiri belki de 'bize' yakın olmasından kaynaklı. Abartı yok, tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissedeceğimiz süslü cümleler, bilmediğimiz terimler yok ama aklımıza kazımamız veya hatırlamamız gereken cümleler oldukça fazla. Bazı yerleri sıkıcı bulan okurlar olacaktır ama hangimizin hayatı sıkıcı değil ki? Kitap gerçek hayatın bir kesitini yansıttığını düşünürsek sıkıcı olmasını da bekleriz bi yerde.
Hayata dair beklenti, mutluluk, işsizlik, aile, dostluk, kavramlarını sıradan bulmayan ve kahveyi, kitapları, sıcak sohbetleri, sadeliği seven insanların sıkılmadan okuyabileceğini düşünüyorum.
Bu sadece yetişkin kitabı değil lise grubu öğrencilerine de önerebileceğim bir kitap aynı zamanda.
Evet kitap duyguların tahlili ve geçişleri açısından bir başyapıt olabilir fakat ben bu karakterler arasındaki aşkın romantikleştirilmesini ne yazık ki anlayamayacağım. Ana konuyu es geçemediğim için bu aşkın duygu durumları ve bunların yoğunluğunu, gel gitlerini ifade edişlerini sırf kitap bitsin diye okudum. Tabii ki vakit kaybı demiyorum ama benim gibi ahlaki boyutunu es geçemiyorsanız sizi zorlayan kitaplar arasında yerini alacaktır.
Yani ben Zülfü Livaneli okumaya Serenad ile başladım ve bu kitaptan sonra bırakıyorum. Okuduğunuz süre boyunca sonu ile ilgili tahminlerde bulunuyor ve bu tahminlerinizden birinin tuttuğunu anlıyorsunuz. İnsanın duygusu olmasaydı ne iyi olurdu gibi bir düşünceden yola çıkılarak, ne kadar kötü olacağıyla ilgili sonuca ulaşılmasına zorluyor bizi. Hayatımda okuduğum en iyi roman diyecek kadar yücelten kişileri duydukça aynı romanı mı okudum acaba diye düşünmüyor değilim. Evet kitap sürüklüyor kendini okutuyor o kadar. Sonu gelse de kapatıp kitaplığıma koysam diye düşündüm zaman zaman. Karakterin yaşadıklarını öğrendik sadece. Psikolojik olarak ne hissettiğini, duygusuzluğunun daha derinlerine inmesini beklerdim. Neyse ki psikolojik bir kitap olarak çıkmadı karşımıza. Okudum bitti
Günümüz klasik Türk dizileri tadında çerezlik kitap. Aşk, tecavüz, mafyavari tavırlar, intihar, cinsellik, intikam... ne ararsan var. Baş karakterlerin iç dünyasına az girilmiş karakterlerin altı boş kalmış. Gereksiz uzayan cinsellik sahneleri yer yer sıkıyor. Sansasyonel kitapları seviyorsanız 2 günde rahatlıkla bitirip normal hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Bana Sevmeyi AnlatMüjde Aklanoğlu · Sokak Kitapları Yayınları · 2013520 okunma
Babamın kitaplığından alıp bana okumam için verdiğinde pek şans vermemiştim. Daha sonra en sevdiğim aşk romanları arasına koyuverdim. Sizi kendisine bağlar alır götürür.