Mutluluk dispozitifi insanları tekilleştirerek toplumun siyasi ve
dayanışmacı yönlerini yitirmesine yol açar. Mutluluk herkesin
kendi başına uğraşması gereken bir şeydir. Kişiye özel bir hale
gelmiştir. Eziyet de kişinin kendi başarısızlığının sonucu olarak
yorumlanır. Böylece devrimin yerini depresyon alır. Kendi ruhumuzu
tedaviyle uğraşırken sosyal çarpıklıklara yol açan toplumsal
ilişkileri gözden kaçırırız. Korku ve güvensizlikle boğuşurken
bunun sorumlusunun toplum değil kendimiz olduğunu düşünüyoruz. Halbuki devrimin mayası birlikte hissedilen acıdır. Neoliberal
mutluluk dispozitifi bunu daha doğmadan öldürür
O günün gecesi uyuyamadım. Hayalet gibi birkaç
görüntü durmaksızın kendini tekrar etti. Sallanan ağaçlar,
rengarenk yapraklar ve rüzgara kendini bırakmış bir halde
ayakta duran Dora.
Hemencecik kalktım, durduk yere kitaplıklar arasında
yürüdüm ve bulduğum Korece sözlüğü karıştırmaya başladım.
Ama aramak istediğim kelimenin ne olduğunu bilemiyordum.
Sıcaklamıştım. Nabzım kulağımın hemen altında
atıyor gibiydi. Hem el hem de ayak parmaklarımın uçlarında
küçük böcekler geziniyormuş gibi bir kaşıntı vardı. Durumum
iyi değildi. Başım hem ağrıyor hem de dönüyordu.
Bütün bunlara rağmen sürekli o anı düşünüyordum. Dora'
nın saçlarının yüzüme değdi anı. O teması, o kokuyu ve o
havanın sıcaklığını ... Ancak gün ağarıp da gökyüzü mavimsi
bir renge büründükten sonra güç bela uyudum.
Geçmişteki Minjun ve şim-
diki Minjun'un uzun zaman sonra yeniden bir araya geldiği-
ni duyumsuyordu. Geçmişin Minjun'u bugünün Minjun'unu,
bugünün Minjun'u da geçmişin Minjun'unu kabul etmişti. En sonunda hayatını bütünüyle kucaklayabilmişti.
Hermann
Hesse'nin yazdığı Demian adlı kitapta şöyle diyor: Sonsuza dek
süren hiçbir hayal yoktur. Herhangi bir hayalin yerini yeni bir
hayal alır. O yüzden hiçbir hayale saplantı yapılmamalıdır."
Gerçekleştiremeyeceği bir hayali kovaladığı için hiçbir gü-
nünden tat alamadığını da söylemişti. Bu da doğru. Yine de,
eğer hayallerimizin peşindeyken mutlu olabiliyorsak, bu onu
peşinde koşmaya değer kılmaz mı?"
Youngju bir an Minjun'a baktıktan sonra tekrar yazmaya ko-
yuldu.
"Sanırım kişiden kişiye değişir. Değerlerimizi hangi noktaya
koyduğumuza bağlı. Hayali uğruna her şeyi ortaya koyan in-
sanlar var ama sanırım buna yeltenmeyenler çoğunlukta”