irem

"nilgün ölmüş. beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış. ece ayhan söyledi. çok değişik bir insandı zelda. akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. yüzü alırır, bakışlarına çok güzel, ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. çok da gençti, sanırım, otuzuna değmemişti daha. ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöyle söz ettim: bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. dönüp baktığında bir acı da buluyorum nilgün'ün yüzünde. o zamanlar görememişim. bugün ortaya çıkıyor."
Cemal Süreya·Kitabı okudu
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"ölüm, sisypus'un kayasıdır. onun mahvoluşu, cezalandırılışı, onu yaşadığı için acı çekmeye zorlayan absürd bir eyleme dönüşür. plath'ın kayası muazzam bir hayal gücünün yanı sıra mutfağıdır, anne ve eş olmanın sorumluluklarıdır. ama ona kendi ölümünü dayatan odadan çıkıp kapıyı kapar..."
Nilgün Marmara·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
"burada daha ne kadar öleceğim? yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde?"
Nilgün Marmara·Kitabı okudu
Şiir
"...kendi kafasını göstererek "kızım" dedi, "bir kadının namusu belinden aşağısında değil, burada, kafasındadır. farzedelim ki, parası olduğu için, bir adamla evlendin. sen namussuz bir kadınsın bunu yaptığın için. o adama bağlı kalsan da, onu hiç aldatmasan da, gene namussuzsun. çünkü parası yüzünden oturuyorsun o adamla. asıl orospuluk budur. para uğruna cinsel ilişki kurmaktır asıl orospuluk. hiç menfaat güdülmeden ve başkalarına kötülük etmeden sevgili değiştiren bir kadına, ben orospu demem, çapkın kadın derim ancak. senin çapkın bir kadın olmanı istemem. ama çıkarını kollayan nikahlı bir kadın olacağına, çapkın bir kadın ol daha iyi."
Sayfa 119·Kitabı okudu
1000Kitap
çünkü herkesin ara sıra yoğun mutluluk anları vardır ama sürekli olarak kişisel mutluluk peşinden koşmak, bir kepazelikten başka bir şey değildir. böyle bir dünyada bunca felaket, bunca yoksulluk, bunca haksızlık ortasında ancak inekler kadar kafasız ve duyarsız olanlar -yani gerçekten insan sayılamayacak yaratıklar- kişisel açıdan mutlu olabilirler. “bana ne dünyanın şurasında burasında, hatta kendi ülkemde kanlı savaşlar varsa; benim evimde yok ya derler böyleleri. “bana ne afrika’da çocuklar açlıktan ölüyorsa benim çocuklarım açlıktan ölmüyor ya” derler böyleleri. “bana ne ülkemin yoksulu oğullarını kızlarını okutamıyorsa benim oğullarım kızlarım en pahalı okullara gidiyor ya” der böyleleri. ve dünyaya hatta en yakın çevrelerine kulaklarına tıkayarak, gözlerini kapatarak -o ne biçim bir mutluluksa- mutlu olurlar böyleleri. “her koyun kendi bacağından asılır,” , “gemisini kurtaran kaptan” , “köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı de” , “bükemediğin eli öp” , “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi, iğrenç bulduğum bazı deyişleri, kendilerine hayat felsefesi yapmışlardır bunlar. başkalarını sokan yılanın günün birinde onları da sokabileceğini hiç düşünmezler bu geri zekalı bananeciler.
Sayfa 59·Kitabı okudu
1000Kitap