İrem Özyurt

İrem Özyurt
@iremozyurt
Üniversite/Türk Dili ve Edebiyatı
İstanbul
271 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·80 syf.··
2025 2. kitabı
İlk önce bu kitap sonra İnsanlığımı Yitirirken okunmalı denmiş ben tam tersini yaptım iyi ki de öyle yapmışım. İnsanlığımı Yitirirken ‘de bahsettiği intihar girişimini yazar tekrar kaleme almış fakat o ciddi ve karmaşık hava burada tam tersi, okurken çok keyif aldım. Yazar üstüne basarak kullandığı soytarı ve ironik kelimelerini fazlasıyla hissettiriyor. Konudan ziyade yazarı daha iyi tanıdık bence, bu kitapta yazar ile daha fazla bağ kurduğumu hissettim, o da bizden biri diyebildim. O da kitabında söylüyor zaten kimlerin bizden biri olamayacağını :) Okurken yazarı tanıdığım kitapları daha çok seviyorum, Osamu Dazai ile de çok iyi anlaştığımızı düşünüyorum değişik bir karakter, ilgi çekici. Muzip , kendi deyişi ile “soytarı” karakteri size güzel saatler yaratacak eminim.
Edebiyat
Soytarı ÇiçekleriOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20233,800 okunma
Reklam
Puan vermedi·42 syf.··
2021 28. kitabı
Novalis, Alman romantizm akımının öncülerinden biri. Kendi "ben"ine dönmesini de şu satırlar ile özetliyor zaten: "...Uzayda yolculukların düşünü kurarız, oysa uzay bizim içimizde değil mi? Ruhumuzun derinliklerini tanımıyoruz. Gizemli olan, yolunu iç dünyamıza doğru sürdürmekte. Sonsuzluk, bütün dünyalarıyla, geçmişle ve gelecekle, sadece içimizdedir, başka hiçbir yerde değil." Bu yazılar Novalis'in genç yaşta ölen nişanlısı Sophie von Kühn'ün ölümüyle duyulan acının kalemiyle yazılmış. Kendime göre ağıt olarak anlamlandırdığım bu anlatımı biraz pozitife ederek yansıtmış. Doğa tasvirleri ile bana Goethe'nin Genç Weather'in Acıları adlı eserinde kullandığı dili anımsattı ki zaten ikisi de Alman edebiyatının romantizm yazarlarıdır. Yine gece ile gündüz karşılaştırmasında aklıma Cioran'ın bir sözü geldi: "Uyanışta bizi bıkkınlığın başka bir tarzı beklemektedir; akşamınkini unutacak vakti ancak bulmuşken, şimdi de şafağınkiyle didişmek durumundayızdır. Saatlet ve saatler boyunca, beynimiz saçma faaliyetinden kendine hiçbir yarar sağlamazken yatay hareketsizliğin zahmetini çekmişizdir." Kitabın çevirmeni Ahmet Cemal'e ayrıca teşekkür ederim. Yararlı önsözü için ve bana okurken çeviri eser olduğunu hatırlamadığı için.
Edebiyat
Geceye ÖvgülerNovalis · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,684 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 26. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 23:15
Kısa fakat içi dolu dolu bir roman. Peyami Safa bu eserini Şark ve Garp tartışması üstüne kurmuş ve ruh tahlilleri ile güçlendirmiş. Tanzimat döneminden beri yazılan batılılaşma romanları Cumhuriyet döneminde kaleme alınmış Fatih Harbiye romanı ile son noktayı koymuş bana göre. Şark ve Garbı ele alırken Ziya Gökalp'e değinmesi, Neriman'ın babası Faiz Bey'in divan edebiyatı şairlerini okuması, Neriman'ın Dârülelhan'da alaturka bölümde okuması tabii ki tesadüf değil ince düşünülmüş detaylar. Çoğu tanzimat eserinde yanlış batılılaşmayı okuduk, Ziya Gökalp ile Şark ve Garbın birleştirilmesi gerektiğini öğrendik, burada da "Şark ve Garp, mütevasıl kaplardaki su gibi birbirlerinin eksik taraflarını tamamlamak suretiyle, hem bugünkü müthiş kültür buhranını halledecek, hem de yeni terkiplere doğru gideceklerdir." diyerek dönemin sûretini ve ne şekilde daha iyi olacağını özetliyor. Eserde ayrıca kişiler, eşyalar ve mekanlar üzerinden de bu zıtlık çok güzel şekilde aktarılıyor. Kısacası geç kalmışlığın devrini ve bu insanın psikolojisini sade, akıcı bir dille anlatan çok güzel bir eser.
Edebiyat
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,1bin okunma
10/10
·480 syf.··
2021 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 03:07
·
Kitabı bitireli 2 ay oldu ama hâlâ etkisini üstümden atamadım. Hâlâ kitaptan gözlerimi ayırıp 'gerçek dünya'ya dönmenin ürpertisini hissedebiliyorum. Kimilerine göre Martin Eden bir aşk hikayesi. Hayır öyle değil, Martin Eden'ı bir aşk hikayesine sığdırırsak haksızlık etmiş oluruz. Bana göre kitabın omurgasını oluşturan konu sınıf farklılığı. Sınıf farklılığını aşabilmek için Martin Eden'ın tükenmek bilmez hırsını, azmini, umudunu ve çalışkanlığını görüyoruz. Martin Eden bir inciydi sadece kendisinin görebildiği, diğerlerinin görmek istemediği. O hep inandı aslında kendine, yazılarının ne kadar mükemmel olduğunu hep savundu. Aç kaldı susuz kaldı yine de yazdı çünkü aşkına layık olmak istiyordu -ya da sınıf farklılığını aşmak istiyordu- Romanda siyasetten, felsefeden, edebiyattan, sanattan, müzikten ne isterseniz her şey var. Ruh tahlili ölçmek isterseniz yine her tip karakter mevcut. Kitapta kalbimi kıran çok yer oldu ama hiç unutmayacağım bi karakter de kazandırdı. İnsanların kaypaklığını bu kez de burada okumak istiyorsanız buyrun okuyun. Jack London'ın yarı otobiyografik romanı olduğunu bilerek okuyunca da oldukça manidar bir yolculuk sizi bekliyor. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
10/10
·124 syf.··
2021 22. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 04:46
Şiir mi okudum, masal mı okudum yoksa destan mı okudum? Kitap buram buram halk edebiyatı kokuyor. Okudukça bir kez daha şükrettim bu coğrafyaya.Ağrı dağının eteklerinde gezdiren, Ağrı dağının keskin kokusunu duymamı sağlayan, Ağrı dağının öfkesini hissettiren, dengbejlerin ve bilurvanların sesini duyabildiğim destansı bir aşk destanı okudum ve iyi ki okumuşum. İyi ki bu topraklardan bir Yaşar Kemal geçmiş. •Bütün bir ömrün mutluluğu bu kadar az süren bir sevgide kalacaktı. Bütün bir ömür dönüp dönüp bu gecenin tadını yaşayacaktı.•
1000Kitap
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Reklam