İrem Seher

İrem Seher
@iremseher
Diyetisyen
Hacettepe Üniversitesi
Bursa
1998
28 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
8/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2024 11:50
Hayatımda okuduğum en yoğun kitaplardan biri olan Ermiş için ne diyeceğimi toparlamak kolay olmayacak gibi hissediyorum. Seneler önce çok sevdiğim felsefe hocamın elinde görüp merak ettiğim kitap seneler sonra kitapçıda karşıma çıkınca hemen aldım. Hani bazen böyle odaklanma süreniz çok düşer de, sadece kısa kitaplar okuyabildiğiniz dönemler olur ya hayatınızda. Öyle bir dönemde olan benim için kitabın inceliği de cezbedici bir diğer faktör oldu. Dolu dolu, etkileyici bir kitap okuyacağımın farkındaydım ancak bu denli bir dolulukla karşılaşacağımdan bihaberdim açıkçası. Kitap öylesine güzel, öylesine dolu, öylesine derin tespitlerle, öylesine değerli derslerle dolu ki bütün kitabın altını çizme isteği uyandırıyor. bu noktadan sonrası spoiler içerebilir Sizi içine çekip maceradan maceraya sürükleyecek bir kitap değil Ermiş. Ermiş, bazen tespitleriyle içinizi kabartacak, bazen size unuttuğunuz insanlığınızı hatırlatacak, bazen içinize su serpecek, kendinizi bulutlarda hissettirecek; bazen de o bulutlardan sizi aşağı fırlatacak bir kitap. Sanırım benim için bu kitabı en iyi tanımlayacak cümleler bunlar... Herkesin mutlaka okuması gereken bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Herkese iyi okumalarrr :)
Edebiyat
ErmişHalil Cibran · Karbon Kitaplar · 201885,2bin okunma
Reklam
10/10
·68 syf.··
2024 7. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2024 14:59
Bu kitabı okurken öylesine fazla duygu içerisine girdim ki, kısacık bir kitapta okuru böyle hisler içine sokabilmek... Hayranlık uyandırıcı. Aslında bu kitap hakkında ne desem yetersiz kalacak gibi hissediyorum ancak yine de deneyeceğim. *Spoiler* Kitaba ufak da olsa konusunu bilerek başladım. Saplantılı, hastalıklı bir kadının aşkını okuyacağımı çok iyi biliyordum. Ki aslında öyle de oldu. Kitabın bir cümlesine gelene dek kadını ve aşkını sürekli yargıladım. Adama beslediği duyguları, düşünceleri çok hastalıklı buldum. Yazık dedim, bir kadın, bir adam uğruna kendini neden yok sayar ki? Kızdım hatta kadına. Seni tanımayan bir adama, hatta senelerce seni görmemiş bir adama, seni sadece ufak bir macera olarak görmüş, tanımaya değer bile görmemiş bir adama nasıl böyle derin hisler besleyebilirsin? Hiç mi gururun yok? Bunun mutlaka bir psikolojik altyapısı olmalıydı. Aile geçmişiyle ilgili verilen bilgilerden bir neden aramaya çalıştım. Böylesine bir aşkı mantığıma bir türlü yatıramadım. Yapmamalıydı dedim. Ona hiçbir umut vermemiş bir adama bunca yıl uzak dahi olsa bel bağlamış olması mantık dışı dedim. Aslında bunları hala da diyorum. Ama aynı duygularla değil. Kadına kızmıyorum, onu yargılamıyorum da. Kitapta benim için her şeyi değiştiren şu cümleyi okuduktan sonra sonra duygularım tamamen değişti: "Çünkü çok güzeldim ben. Sen fark etmiş miydin bunu?" Bu cümle öylesine yaktı ki canımı... Kendisini hiçbir zaman özel hissettirmemiş, tek gecelik ilişkisinde bile ona güzel olduğunu hiçbir şekilde ifade etmemiş bir adam için bu duyguları hisseden bir kadına sadece acıma hissedilebilirdi. Romantik zihinler bu kitabı çok başka yorumlayabilir ama benim rasyonalist bakış açımla kitap bu şekilde yorumlanabilirdi ancak. Kesinlikle okunması gereken bir eser. Herkese iyi
Düşünce
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma
9/10
·83 syf.··
2024 6. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 17:39
Her zaman insanların baskı ve çaresizlik altında çok daha gelişime açık olduğunu düşünmüşümdür. Bazen bir çaresizlik aslında asla ulaşamayacağınız bir noktaya gelmenizi sağlayabilir. Belki de bu başarının bedelini ödemek olarak da yorumlanabilir. "Satranç" kitabının çarpıcılığını, Zweig'ın tarzını konuşmaya gerek dahi olmadığını düşünüyorum zaten. Tabii ki muhteşem bir hikayeydi. 2 saatliğine kendi dünyanızdan sıyrılıp Buenos Aires'e giden vapurda buluyorsunuz kendinizi... *Spoiler* Bay B. nin hikayesini anlatırken kendinizi de sorguluyorsunuz. Deliliğin kıyısından dönen, psikolojik işkenceye maruz kalan bu adam bu çaresizlik sürecinde çaldığı bir kitap aracılığıyla satranca tutunuyor. Bay B. nin çaresizliği onu bir satranç dehası haline getirirken bir yandan da satranç psikolojik işkencenin bir parçası olmaya başlıyor. Benim bu hikayeden çıkardığım en güzel derslerden biri de şu: "Aşırı tutkuyla sarıldığımız şeyler bir noktadan sonra bağımlılık haline gelip bize zarar verebilir." Kesinlikle şans verilmesi gereken bir eser. Herkese keyifli okumalar :)
Düşünce
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
Otostop Oyunu
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 12:50
Henüz kitabı okuma seruvenim bitmemis olsa da ikinciye okuduğum bu kitapta en can alıcı olduğunu düşündüğüm hikayeyi bitirdikten hemen sonra ufak bir inceleme yazmak istedim. "Otostop Oyunu." Yıllar önce okumuş olmama rağmen belki yaşım belki o anki olgunluğum gereği bu hikayeyi son okuduğum zaman olduğu kadar derinden kavrayamamıştım. Hala bile kafamda hikayeye dair düşünceler tam oturmamış gibi hissediyorum. Belki birkaç kez daha okurum çünkü bu hikayenin bana hem çok mantıklı hem de çok mantıksız gelen yönleri oldu. *Spoiler* Hikayemizde adam kadının halihazırda olan kişilik özelliklerine aşıkken, kadın ise sürekli kendini adamın geçmişindeki kadınlarla kıyaslamakta ve kendini sürekli adama karşı yetersiz bulmakta. Bu kısmın gerçekten değerli bir öğreti içerdiğini düşünüyorum. İnsanların bizi biz olduğumuz için sevdiği fikrinden uzaklaşıp onların sevdiği insanlara dönüşmeye çabalıyoruz bazen. İşte tam olarak sorun da burada başlıyor hikayede. Kendini yeterince şuh ve kadınsı bulmayan kadın karakterimiz erkeği etkilemek için birkaç saatliğine hoppa bir kadın rolüne bürünüyor. Yıllarca imrendiği bu kadın imgesini başarabilmek onu öylesine mutlu ediyor ki belli bir noktaya dek bu rolü mutlulukla devam ettiriyor. Bu durum adam ile kadın arasında ufak bir oyuna dönüşüyor ancak durum devam ettikçe adam için işler gerçekçi bir hal almaya başlıyor. Rolü başarıyla sergilediğini ve adamı bu küçük oyunla mutlu ettiğini, adamin hayalindeki kadın imgesine ulaşabildiğini düşünen kadın karaktere karşılık oyun ilerledikçe adamın kadına yönelik düşünceleri değişmeye ve kadına baktığında sevgilisini değil de bir fahişeyi görmeye başlıyor. Bu kısım bana mantıksız gelen noktalardan bir tanesi oldu. Bir karakteri başarılı bir şekilde oynuyor olmak, gündelik hayatımızda öyle bir
Düşünce
Gülünesi AşklarMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,202 okunma
Gurur ve Önyargı-Okur Yorumu
8/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2024 00:11
Bu kitap hakkında ne söylesem ne konuşsam bilmiyorum. Hala kitap hakkındaki düşüncelerim zihnimde toparlanamamış gibi hissediyorum. Öyle bir yazar düşünün ki, bir erkek karakter yaratmış ve demiş ki yüzyıllar boyunca bu kitabı okuyan tüm kadın okurlarım hayatına giren tüm erkekleri yetersiz bulsun. Ah Mr. Darcy... Sen resmen bir kadın bir erkekten ne bekler sorusunun somut bir örneğisin. Öncelikle bu incelemeyi okuyacak arkadaşlardan özür diliyorum çünkü bu kitap hakkında söyleyecek çok fazla sözüm var. Bu kitap başlangıçta sizi alıp içine çekecek, kurgusuyla birlikte maceralara sürükleyecek bir kitap değil malesef. Mr. ve Mrs. unvanlarının havada uçuştuğu, bazen isimlerin birbirine girdiği, zaman zaman "ben bu olayı neden okuyorum ne alaka" diye isyan ettiren bir kitap Gurur ve Önyargı. Çok kez kendini elinizden bıraktıracak, belki araya kitaplar sokturacak ancak yine kendisine döndürecek bir kitap. Zira benim okuma serüvenim tam olarak böyle gerçekleşti. Ancak bunu dünyanın en mükemmel erkeğini ve dünyanın en güzel aşklarından birini okumak için Austen'a ödediğiniz bir bedel gibi de düşünebilirsiniz. *bu noktadan sonrası spoiler içerebilir* Kitap kesinlikle adının hakkını sonuna dek veren bir içeriğe sahip. Darcy'nin sarsılmaz gururunu gösteren ve Darcy'e karşı sonuna kadar büyük önyargılar besleten kitabın çok güzel ters köşeleri olmuş. Darcy'nin Lizzy'i etkileme kaygısı gütmeden yalnızca onu mutlu görebilmek niyetiyle verdiği naçizane çaba sanırım kitapta beni en çok etkileyen davranış oldu. Kitabın sonunda çok güzel bir aşka ve aşık davranışlarına şahit olsak da bu kısımlar için biraz Longbourn'un çamurlu patikalarında kaybolmanız gerekecek. Herkese keyifli okumalar dilerim :))
Düşünce
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,8bin okunma