Böyle mi başlıyordu unutmak? Sen değiştikçe mi değişiyordu her şey? Önce dilden eksiliyordu belki de giden. Oysa Orhan’ı unutmak istemiyordum ki ben. Ne sesini ne yüzünü. Yeni bir yaşam ihtimalinin kıyısında duruyor gibi görünebilirdim ama bunun için eskisini aklımdan silmem şart mıydı?
Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana.