Okurken ilk başlarda bilmediğiniz, tanımadığınız bu adamı garip ve konuşkan buluyorsunuz. O konuştukça sanki sizin tanıdığınız biri haline geliyor. Sevdiğini bahsettiği, övdüğü Kontrbas bir süre sonra gözünüzde bir fazlalık, nefret ettiği bir çalgı haline dönüyor. Sevdiği kadını, bir kontrbas haline getirip düşüncelerini onun üzerinden aktırdığı kısa bölüm kitabın en ilgi çekici bölümüydü bana göre. Kitap sonlara doğru, bu adamı tanıdıkça daha okunası hale geliyor diyebilirim.
Emma… Kendi düşünceleriyle Harriet denen kızcağızın başına getirdikleri yüzünden ona zaman zaman soğuk bakmama sebep oldu. Biraz da bencil buldum. Ama bu karakterin kitap boyunca kendini geliştirdiğini bir şekilde hissettim. Uzun bir eser ama kendini okutuyor. Bir noktadan sonra karakterimizin başına ne gelecek diye daha heyecanlı bir noktaya geldim. Genel anlamıyla size bir dostla anılarınızı, günlerinizi konuşuyormuşsunuz gibi hissettiren bir kitap.Eğer yeterli zamana sahipseniz okumanızı tavsiye ederim.
Kısa, bir oturuşta bitirilecek bir kitap. İlginç bir konusu var. Öncelikle yıllar önce filmini izlemiştim, ikisi arasında hatırladığım kadarıyla çok fark var. Filmin uzunluğu yanında kitap öz anlatımıyla daha göze çarpıyor. Konusunun bu denli farklı, ilginç olması benim için başta gelen özelliğiydi. Okunmasını tavsiye ederim.