Sürükleyici bir anlatım dili, ne anlattığını bilen bir yazar, ne anlatılmak istediğini anlayan bir okur ve anlatılması gerekilen bir hikâye birleştiğinde ortaya Son Ada çıktı.
Bütün dünyevi sorunlardan elini ayağını çekmiş ve güzel bir adada kendi küçük dünyalarında huzur içinde yaşayan bir grup insanın adasına gelen eski bir siyasetçi ve beraberinde getirdiği korkunç süreci aktaran bu hikâyede; ada sakinleriyle o kadar çok empati yaptım ki, olacakları tahmin etmek zor olmadı. Tahmin etmeme rağmen kitabı elimden bırakamadım. Yazarın anlatım tarzı bir sohbet havasında ama sizi öylesine içine çeken bir anlatımı var ki, okurken hem üzülecek hem de sık sık düşünmek zorunda kalacaksınız.