İrfan Taşcı

İrfan Taşcı
@irfant
Burayı keşfetmeden önce okuduğumuz yüzlerce kitap “kayıt dışı” kaldı :-( Önümüze bakalım :-) Instagram @savsozler
Verimsiz zihin
Bay Smallweed'in büyükbabasının zihnine yerleştirdiği her şey başlangıçta nasıl bir tırtılsa sonuçta da öyledir. Hayatı boyunca tek bir kelebek bile üretememiştir.
Sayfa 304 - e-kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Her şey çok güzel olacak”
O çok yaygın, her şeyin düzeleceği inancı! Bir çaba harcanıp düzelteceği değil de kendiliklerinden "düzeleceği" inancı! Bir delinin dünyanın "üçgen" olacağına inanması gibi!
Sayfa 296 - e-kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Faal aynalar
Artık evin bütün aynaları canlanıyor; birçoğu uzun süredir boş kaldıktan sonra. Güzel yüzler, aptal aptal sırıtan yüzler, genç yüzler, yaşlılığa boyun eğmeyen yetmişlik yüzler yansıtıyorlar, Chesney Wold'da ocak ayının birkaç haftasını geçirmeye gelmiş bütün o yüzler, ....
Sayfa 189 - e-kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
YOLUN SONU
Bütün gece tabut eski valizin yanında hazır duruyor; hayat patikası kırk beş yıla uzanan yataktaki yalnız gövde, yüzüstü bıraktığı bir bebek haricinde, ardında takip edilebilecek hiçbir iz bırakmadan yatıyor.
Sayfa 176 - e-kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Kapalı kutu birisi
Bu konuşma boyunca Bay Tulkinghorn elleri arkada, eski valizin yanında mesafesini korumuş ve yatağın yaninda sergilenen üç türlü tepkiden de aynı ölçüde uzaktaymış gibi bir görünüm sergilemişti -genç cerrahın ölüme karşı duyduğu mesleki ilgiden (bir insan olarak ölü hakkında söylediklerinden epeyce farklı bir ilgi olduğu belliydi bunun); ihtiyarın aldığı lezzetten; ufak deli kadının üzüntüsüden farklıydı tavrı. Kımıltısız yüzü de mat giysileri gibi ifadesizdi. İnsan bu esnada düşünüp düşünmediğini bile anlayamazdı. Ne sabır ne sabırsızlık, ne ilgi ne ilgisizlik emaresi göstermişti. Kabuğundan başka hiçbir şey göstermemişti. Narin bir müzik aletinin tınısı kutusundan ne kadar belli olursa Bay Tulkinghorn'un da tınısı kutusundan o kadar belli oluyordu.
Sayfa 172 - e-kitap·Kitabı okudu
Edebiyat