Bir doğa manzarasının üzerinde kızıl kahve gün batımı, yemeklerin bildik tadı, heyecan, beklenti ve bütün bunların arasında, daha sonra eve gidince yarasalardan korkmana gerek olmadığını bilmek; eve gidersin, çünkü hava kararmıştır, oynamaktan yorulmuşsundur ve evde ışık yanar, sıcak yemekler ve bir yatak seni bekler. Judit için aşk buydu.
Sevmek, onunla birlikte kalmak demektir. Fantezi dünyasından çıkıp kalıcı bir sevginin mümkün olduğu, yüz yüze, kemik kemiğe bir adanma sevgisinin mümkün olduğu bir dünyaya girmek demektir. Sevmek, her bir hücreniz “Kaç!” derken, kalmak demektir.
İnsanlar çok yozlaştılar, dünyadan, yaratıklarından koptular. Ölüm korkusu bitirdi onları. Başlarını bu korkudan dolayı taştan taşa vuruyorlar. Vurdukça da tozutuyorlar. İnsanlar bir gün karınca oldukları gün, karıncalar gibi alçakgönüllü oldukları gün, birbirlerini yemedikleri gün kendilerini kurtaracaklar.