Doğru söylüyordu. En azından doğru söylediğini düşünüyordu. Çünkü dünyanın en çabuk geçen, geçer geçmez de en hızlı yakalanılan hastalığına sahipti: Umut.
Sakin gökyüzü altında mezarların yanında biraz oyalandım. Fundalarla yaban sümbülleri arasında uçuşan pervaneleri seyrettim. Otları hışırdatan ılık rüzgarı dinledim. "İnsan nasıl olur da bu sakin toprağın altında yatanların rahat uyuyamadıklarını
düsünür?" diye şaştım.