R.N. İrukin

İşten bahsetmeyeceğim. Şu anda iş önemli değil. Eve döndüğümde Pam, elinde Çiftçi Rich’in e-postasıyla kapıda duruyordu. Çiftçi Rich = orospu çocuğu. Kısmen alıntılıyorum: Şimdi istediğiniz parayla ne yapmayı düşündüğünüz hakkında konuşalım. Çocukların üniversite öğrenimi için biriktirdiğiniz paraya mı ekleyeceksiniz? Hayır. Emlak yatırımı mı yapacaksınız? Hayır. Size tohum ekme fırsatı verildi ve siz o tohumları (dolarları) fırlatıp atmayı tercih ettiniz. Hem de ne için? Bazılarının güzel bulduğu bir gösteri için. Eh, ben güzel bulmuyorum. Buradaki gençlerin de aynı şeyi yaptığını görüyorum. Yaşlıların da. Orada ne kadar mantıksızsa, burada da o kadar mantıksız. İnsanları teşhir etmek ne zamandan beri arzu edilir bir şey oldu? Kilisemizin hayırseverleri yoksulluktan bahsediyor. Tamam, pekâlâ. Ama öyle görünüyor ki, yakında siz de kendi çatınızın altında yoksullukla karşı karşıya kalacaksınız. Bazen, yardımseverlik duygularımı harekete geçiren bir durumla karşı karşıya kaldığımda, terzinin kendi söküğünü dikmesi gerektiğini hatırlarım. Arada bir buradaki kadın sığınağına birkaç kuruş yardım etmeye karşı değilim gerçi. Bu yüzden, hayır diyeceğim. Ailecek, kendi ayaklarınızla gidip batağa saplandınız ve şimdi o bataktan kendi ayaklarınızla çıkmanız ve bu arada bundan çocuklarınıza (ve kendinize) değerli bir ders çıkarmanız gerek; uzun vadede hepinize faydası olacak, değerli bir ders.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Pam’in babasının adı Rich. Kendine “Çiftçi Rich” diyor. Komik, çünkü o zengin bir çiftçi. Çiftçi Rich = çok zengin + çok katı. Benden hiç hoşlanmıyor. Muhtelif zamanlarda, 1) çok çalışmadığımı 2) kiloma dikkat etmem gerektiğini ve 3) kredi kartı harcamalarıma dikkat etmem gerektiğini söyledi. Çiftçi Rich kendine çok iyi bakıyor ve hiç kredi kartı yok. Çiftçi Rich SK’leri sevmiyor. Geçen Noel uzun bir söylev çekti: SK kiralamanın “gösteriş” olduğunu söyledi. Bütün eğlenceli şeylerin “gösteriş” olduğunu düşünüyor. Hatta ona göre sinemaya gitmek bile gösteriş. Arabanı kendi evinin önünde yıkamayıp, yıkama servisine götürmek = gösteriş. Bir seferinde, misafirliğe geldiğinde, dişlerime kanal tedavisi yaptırdığımı söylediğimde bana şaşkın şaşkın bakmıştı. Ne, diye düşündüğümü hatırlıyorum, kanal tedavisi de mi gösteriş? Ama hayır: Yalnızca seçtiğim dişçiyi beğenmemiş, çünkü televizyonda dişçinin reklamını görmüş ve bir dişçinin televizyona reklam vermesinin gösteriş olduğunu düşünmüş.

R.N. İrukin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·202 syf.·
2025 56. kitabı
Ray Bradbury
7.6/10 · 108,5bin okunma
Çocuklar daha sonra, ağaç evde yemek yiyebilir, dedi Leslie’ nin annesi. Özel yemek tabakları aldık. Önceden ağaç evde kullandıklarımız Rusya’dandı, orada yaşadığımız zamandan kalma. Çok güzel, ama eskidiler artık. Aynı zamanda, mumluklar da çok eskiydi. Romanovlar kadar eskiden bahsediyorum. Ve geçen hafta, sonunda oraya da kablolu bağlattık, dedi Emmett. Viktorya devri modasına göre boyanmış, beşik çatılı, bir teleskobun ucunun göründüğü, küçük bir güneş paneli takılmış ağaç evi gösterdi. Thomas: Vay canına, o ağaç ev bizim evin iki katı falan. Pam (fısıldayarak): “Falan” deme. Ben: Ah, ha ha, bırak ne isterse söylesin, burada... Thomas: O ağaç ev bizim evin iki katı. (Thomas, her zamanki gibi abartıyor. Ağaç ev bizim evin iki katı değil. Daha çok, bizim evin üçte biri gibi. Yine de, evet: büyük bir ağaç ev.)
Bostana, Karl diye bir adam bakıyor. Lilly: Vay canına, bu bahçe bizim bahçemizden on kat daha büyük. Çiçek bahçesine, tuhaf biçimde, yine Karl adında, bir başka adam bakıyor. Lilly: Burada yaşamak istemez miydin? Ben: Lilly, ha ha, hiç...