40’ıma bastığım bugün, OfficeMax’ten aldığım bu yeni, kara kaplı deftere her gün yazmak gibi büyük bir projeye başladım. Her gün bir sayfa yazarsam, 365 sayfa yazacağımı düşünmek heyecan verici. Çocuklarım ve torunlarım, hatta torunlarımın çocukları için, zamana ve hayata dair ne güzel bir tablo sunacak. Hepsini eskiden/şimdi hayatın nasıl olduğunu görmeye davet ediyorum(!) Çünkü, başka zamanlar hakkında ne biliyoruz ki? Giysilerin nasıl koktuğunu, arabaların nasıl ses çıkardığını… Örneğin gelecekte, uçakların modası geçtikten sonra, insanlar geceleyin başınızın üstünden geçen uçakların nasıl ses çıkardığını bilecek mi? Gelecekteki insanlar, kedilerin geceleri bazen kavga ettiğini bilecek mi? Çünkü o zamana kadar kedilerin kavga etmesini önleyen kimyasallar icat edilmiş olacak. Dün gece rüyamda sevişen iki iblis gördüm ve sonra pencerenin önünde kavga eden iki kedi olduğunu anladım. Gelecekteki insanlar “iblis” kavramından haberdar olacak mı? Bizim “iblis” inancımızı tuhaf mı bulacaklar? Hatta, “pencere” diye bir şey olacak mı? Benim gibi nitelikli bir üniversite mezununun bile soğuk terler içinde, iblisler hakkında düşünerek ve muhtemelen yatağının altında iblis olduğuna inanarak uyanması, gelecek nesiller için ilginç olacak mı? Her neyse, boş ver, ansiklopedi yazmaya niyetim yok, eğer gelecekte bunu okuyan biri varsa ve “iblis”in ne olduğunu merak ediyorsa gitsin, hâlâ ansiklopedi diye bir şey varsa ona baksın.
"Yaklaşık on sene önce Şikago’dan Syracuse’a yaptığı bir uçak yolculuğundan bahsetti: “Eve doğru uçuyorduk ve ben Vanity Fair okuyordum. Aniden çılgın bir ses duyuldu, sanki uçağa yandan minibüs çarpmış gibi. Eyvah, başımı kaldırıp bakamayacağım diye düşündüm. Dergiden başımı kaldırmazsam, olmamış gibi davranabilirdim. Ama sonra gürültü yine duyuldu.”