O geceden beri, artık zaöan mehvumunu tamamıyla kaybetmiştim.Madem ki, o gece, yirmi beş yıl, birden bire ortadan kalkmış ve gözümü açıp kapayacak kadar kısacık bir an oluvermişti.Demek, ne dün vardı, ne de yarın! Mazi bir hayal, âti bir hülya idi ve insan ömrü hep bu kısacık anlardan ve belki sadece tek bir andan ibaretti.Nitekim, ben, bundan otuz yıl evvel hayatımın bütün tadını, bütün saadetini bir şarkının devam müddetince tatmış ve en büyük acısını, en büyük felaketini de yine aynı şarkıyı dinlerken duyup çekmiştim.
Ben tamamıyla boşlukta kalan bir insandım ve tutunacak bir yer arıyordum.Bir yer ki, benim için aynı zamanda manevi bir destek olsun.Bir yer ki, kupkuru kalbimi bol bir rahmet gibi sulayıp yıkasın.
Frenkler "Gençlik bilseydi,ihtiyarlık yapabilseydi," derlermiş.Ne doğru söz.İnsan, yaşla hakikate eriyor ama, onu kullanmak, ona göre yaşamak gücünü kaybettiriyor ona...