İshak Üzgün

Sayın Doç.Dr.Hasan Elik cevaben "Farkı sana özetleyeyim" dedi: "İslam tefisiri Allah'ı anlamaya yöneliktir.Halbuki kul, Allah'ı anlayamaz.Buna teşebbüs bile küfürdür.Allah'ın eserlerini anlayabilir.Hristiyan yorumu ise, Allah'ın eserlerini anlamaya, O'nun nimetlerini ve insanın o nimetlere nazaran yerini anlmaya yöneliktir."Hasan Bey'in bu çok önemli tespiti, İslam dünyasında egemen bulunan doğadan uzağa, tanrıya(aslında insanın kendi iç dünyasına) bakma eğilimini, kaderciliğini, tevekkülcülüğünü, buna mukabil Hristiyan ve özellikle tanrıyı bir yaratandan çok bir nimet bahşeden olarak gören Protestan dünyasında hakim olan araştırıcılığı ve teşebbüsçülüğü kanımca pek güzel açıklamaktadır.
Bom
Kendini emniyette hissedebilmek için inanmak eğiliminde olan insanoğlu, kesin bilgi vaat eden bir ekolü, bilginin her zaman geçici kaşmak zorunda olduğunu söyleyen bir ekole tercih etmişti.Bir diğer deyişle insan, kesin ve elinde olan yalanı, elde edebilirliği kuşkulu ve doğruluğu hep şüpheli olacak bilgiye tercih etmiştir.
50 bin yıl önceye gidilecek olursa, öncelikle Homo neanderthalensis yahut Neanderthal insanı olmak üzere en az dört insan türü ile birlikte yaşadığımıza dair kanıtlar bol miktarda mevcut.
Osmanlılar Neden Amerikaya Gitmedi? Toparlayacak olursak,İstanbul'un domine edebildiği bir ekonomik ünite, ne adam yollayıp Amerika'yı kolonize edebilir ne de buradan gelecek hammadelere ihtiyaç
Gene iki dünya savaşı arasındaki dönemde işçi sınıfının çektiklerini, faşist partilerin bile isimlerinde sosyalizmin geçmesinden anlamak mümkündür.
Sayfa 63 - open for a 'tespit'·Kitabı okudu