Ali Fuad Başgil’i genellikle Gençlerle Başbaşa eseriyle tanırız. Ancak Din ve Laiklik eseri de benim gibi cumhuriyet tarihini, ilkelerini tanıma ve bilme noktasında kendini yeterli görmeyen biri için iyi bir kaynak oldu. Bu yüzden incelemede yanlış bilgi verirsem yorumunuzu yazarsanız sevinirim :)
Ali Fuad Başgil birinci dünya savaşında savaşmak üzere okulu terk edip savaş bittikten sonra Fransa’da öğrenimini tamamlayan bir adam. Hukuk alanında ihtisas yapmış hem Fransa’da hem Türkiye’de önemli görevlerde bulunmuş. Örneğin Ankara’da Roma Hukuku profesörlüğü yapmış. Bir dönem siyasete atılmış sonraları cumhurbaşkanlığına aday olsa da tepki ve baskılar sonucu geri çekmiş. Yazarımızın yurt dışı tecrübesi olması benzer şekilde laikliğe geçiş yapan ülkelerle ülkemizin geçişini değerlendirme adına çok dikkat çekici. Çünkü kitabın birden fazla yerinde Avrupa ve Türkiye’de dini alanda laikliğin getirisini karşılaştırmış. Kendisi kitabı 1950’lerde yazmış ve kitabın bir yerinde yorum yapmaktan kaçınıp özgür olmamasından yakınması gerçekten üzücü bir durum olarak göze çarpıyor:
“Hükümet elinin ve gözünün girdiği mâbedde iman ve akide çürür ve çöker. Sovyet hükümeti, vaktiyle Çar'ın Rütenlere tatbik ettiği bu şeytani tedbiri bugün Rusya'daki Müslüman ve Hıristiyan bütün halka tatbik etmektedir. Bize gelince, son otuz senelik devre içinde, bizde bu mevzuda tutulan yol ve tatbik edilen usul hakkında kanaat beyan edemem. Çünkü bu hususta hür değilim. Okuyucumun beni mazur görmesini ve olup bitenler üzerinde bizzat kendisinin düşünmesini rica ederim”
Başlangıçta İslam hukukundan bahsetmiş kitapta yazar. Dinin ne olduğunu anlatmış. İleriki sayfalarda yazacağı eleştirilerden önce islam hukukunda din hürriyetinden bile bahsetmiş. Örnekler vermiş. Kimsenin dinine, yaşamına,