İsa Güçlü

Puan vermedi·172 syf.··
2020 108. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2020 00:25
Alışık olduğumuz roman karakterlerinden farklı olarak Anthony Burgess bir anti-kahramanı kitabın baş karakteri yaparak ahlak, iyilik, doğruluk,seçim ve tercihler üzerine düşünmemizi sağlıyor. İyilik nedir, bir kişi iyi olmayı ister mi yoksa iyi olması gerektiği için mi o şekilde davranır, bir kişi zorla iyi bir insan yapılabilir mi, bir insanın iradesinin elinden alınmasının ahlaksal etiğini ve belkide iyi olanların kötülerden bile daha fazla kötü olabileceğini, tüm bunları anti-kahramınımız Alex'in hayat hikayesi üzerinden düşünmemiz sağlanıyor. --spoiler-- Alex sırf eğlendiği ve keyif aldığı için insanlara şiddet ve türlü kötü şeyler yapan genç bir delikanlıdır. Klasik bir serseri çetesine (iri kıyım güçlü ama bir o kadarda akıldan noksan bir kabadayı, lider olmaya çalışan kurnaz ve sinsi ikinci kabadayı ve son olarak da her türlü olaya iştirak eden genellikle pasif, sessiz olan ve sonu genellikle bu işlerden sıyrılmış şekilde normal bir hayat yaşamaya çalışan üçüncü kabadayı) liderlik etmektedir, etmeye çalışmaktadır. Alex tam bir kendini beğenmiştir, büyük bir egoya sahiptir ve kendince kaliteli bir sanat ve moda anlayışı vardır. Tüm bu kötülükler onun sonunda hapse atılmasına neden olur. Hapishanede iki yıl geçirdikten sonra hükumetin başka hapishanelerde uyguladığı mahkumların iki haftada çıkmasını sağlayan bir iyileştirme projesinin olduğunu duyunca kendisinin de katılmak istediğini söyler. Fakat bu sistem kendi bulunduğu hapishanesinde uygulanmamaktadır, ve hapishanenin başgardiyanı bu sisteme karşıdır çünkü kötülerin gerektiği gibi ceza çekmediklerini düşünmektedir yani iyi olanların kötüler üzerinde yeterli intikamı almadığını düşünmektedir. Alex'in bulunduğu koğuşa gelen bir mahkumun öldürülmesi sonucu içişleri bakanı hapishaneye uğrar ve hapishanelerin
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·141 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
iskandinav yazar henrik ıbsen'in 1890 yılında yazdığı, zamanın ötesinde kendini ortaya koyma isteği olan bir kadının eski geleneklere sıkışıp kalmasını konu alan tiyatro oyunu. --- `spoiler` --- hedda gabler varlıklı bir ailenin tek kızıdır. güzel ve bir çok taliplisi olan heddanın silah gibi ufak hobileri vardır. hedda o kadar taliplisinin arasından dr. yörgen tesman ile evlenir fakat bu bir aşk evliliği değildir ne yazık ki hedda mr. tesman'a aşık değildir, mr. tesman heddanın kendisine olan ilgisizliğinin farkında fakat heddayı elinde tutmak için her dediğini yapan ve inanan birisidir hatta heddanın onunla evlenmeyi kabul etmesinden büyük bir onur duymaktadır. hedda ise bulunduğu toplumdaki herkesin yapmacılığından, hiç bir şeyin arkasında derin bir duygu olmamasından ve kendini dilediği gibi ifade edememesinden bıkmış bir kadındır, onun bu tutumu çevresine karşı kaba biri olmasına neden olmaktadır. bulundukları şehre ejlert lövborg adında eski muhabbeti bulunan birisinin yeniden gelmesiyle iyice ayyuka çıkar. sonunda ejlert'in kendini öldürmesini sağlamaya çalışmış fakat bu hadisenin aslını öğrenince bu intiharın bile saf bir yanının olmadığını öğrenmiştir. sonunda da kendi hürriyetini kaybetmektense ölmeyi yeğleyerek intihar etmiştir. --- `spoiler` --- 1963 yılında çekilmiş bir filmide mevcuttur. tiyatro pangarın sahibi olan demet evgar tiyatroda oynuyor. 'god, but people don't do such things'
Kültür-Sanat
Hedda GablerHenrik Ibsen · Milli Eğitim Yayınları · 1965159 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 56. kitabı
Catilina: Henrik Ibsen tarafından 1850 yılında yazılmış bir tiyatro oyunu, tarihteki önemli bir karakteri anlatan, yiğitliği ve cesareti ön planda tutan dönemin romasının yozlaşmışlığına dem vuran güzel oyun. Aurelia iyiliği ve umutu simgelerken, Furia kötülüğü ve kini betimliyor, Catilina ise bu ikisinin arasında yiğitce sonuna doğru gidiyor. Bir halk düşmanı: bir Henrik Ibsen oyunu, toplumun bir çok kesimine ve düşünce yapısına sert eleştiriler içeriyor. Liberalleri, iktidardakileri, burjuvayı ve devrimci düşünceleri eleştiriyor ama asıl ana fikri herkesin oy kullabilmesinin yanlışlığı, oy kullanabilmenin bir ehliyete tabii olması gerektiği düşüncesi. --- `spoiler` --- Dr Thomas Stockmann, iskandinavyadaki kendi küçük kasablarındaki jeotermal potansiyeli fark etmiş bir doktordur, onun sayesinde kasabalrını turistik bir yer haline getirmişlerdir. Peter Stockmann ise Thomas'ın ağabeyi, belediye başkanı, polis müdürü, kaplıca yönetim kurulu başkanı, vesaire dir. bir gün Dr. Tomasın araştırmaları sonucu termal sularının faydalı değil, hatta zehirli olduğunu keşfemiştir. Böyle büyük bir olayı ilk başta libareller, kendilerini yenilikçiler olarak tanımlayan 'halkın postası' gazetesi yazarları ve küçük burjuva kesim tarafından destek görür. Büyük iktidar sahipleri için bir başkaldırı olarak düşünürler, hatta onları yerlerinden edebilmeyi planlarlar. Eski geri kafalı, yaşlı iktidar sahipleri yerine yeni yenilikçi fikirli yöneticiler getirmeyi düşünürler. Tomas, gereken önlemlerin bir an önce alınacağına dair büyük bir umutla suların zehirli olduğunu ağabeyine anlatır ve ondan beklemediği bir tepki alır ve iktidar sahiplerine karşı bir mücadeleye girişir. Peter liberallere giderek eğer Tomas'ı desteklerlerse alınması gereken önlemlerin üçretinin onlardan ve küçük burjuva
Kültür-Sanat
Catilina - Bir Halk DüşmanıHenrik Ibsen · Mitos Boyut Yayınları · 2011101 okunma
Mai'den Siyah'a
Puan vermedi·352 syf.··
2020 104. kitabı
Servet-i fünun döneminde halid ziya uşaklıgil tarafından yazılan, ilk batılı tarzda yazılmış realistik romanımızdır. Kitabın başkarakteri ahmet cemil bir yazar olduğu için o zamanki yazar ve edebi topluluğu hakkında fikir sahibi olabiliyoruz. Kitabın adını aldığı mai ve siyah aslında bir süreci anlatıyor, mai tozpembe hayalleri, siyah ise gerçeklerin acımasız sertliğini anlatıyor dil bakımından bir çok eski kelime içersede hem halid ziya uşaklıgil tarafından hemde yayın evleri tarafından bir çok sadeleştirilmiş ya da yanına günümüz karşılığı verilmiş basımları mevcut, onun dışında anlatım gayet hoş kendinizi ahmet cemilin yerine koymakta onun yaşadıklarını, hissettiklerini hessetmede, deneyimlemede hiç bir zorluk çekmiyorsunuz, yalnız bazı yerlerde betimlemeler çok uzun bu sizi biraz kitaptan koparabiliyor. --- `spoiler` --- Ahmet Cemil hayatı ise sonsuz idaallerden, ümitlerden tam bir bedbahtlığa düşüş hikayesi. Küçük yaşlarda babasını kaybetmesi sonucu tüm evin yükü bir anda omuzlarında kalıyor, bu nedenle daha okurken çalışmak zorunda kalıyor, tüm bu zamanlarda herkeste gerçekleşen zihnimizin güzel oyunlarından olan hayaller, idaaller peydah oluyor. Bunların aslında bir çoğunun temeli yok ama ailesine ve kendine güzel hayat sunabilme isteği bunları onun için olur kılıyor işte kitabın bu bölümü "mai" kısmı oluşturuyor, bundan sonraki hadiselerde evini kaybetmesi, kız kardeşini kaybetmesi "siyah" kısmı oluşturuyor. tüm bunların yanında ahmet'in hayatınındaki düşüşü daha iyi idrak edebilmemizi sağlayan en yakın arkadaşı Hüseyin Nazmi ise ailesinin varlığından dolayı böyle temelsiz hayallere gerek duymuyor kendine daha gerçekçi bir gelecek planı kuruyor. --- `spoiler` --- --- `spoiler` --- Son söz olarak Ahmet , Raciye gereksiz iyi niyet gösterdin belki başta
Edebiyat
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2020 2. kitabı
Hikayenin geçtiği dünya var olması imkansız derecede distopik bir evren fakat, bence kitabın anlatmak istediği bu evrenin gelecekte olabileceğine dair bir olasılık değil, uç bir yaşam konu alınarak şimdi sorunları belirginleştirerek göze sokmaktadır. Kitap bizim için pek de yabancı olmayan bir konuyu ele alıyor, v for vendetta daki gibi bir fikrin, düşüncenin hayatının sonsuz olduğunu ve onu savunanların yok edilmesi ile yok edilemiyeceğini anlatıyor ama bu kitapta buna ek olarak bu düşünceye zarar verecek tüm karşıt düşüncelerden ve eylemlerden nasıl korunduğunuda anlatılıyor. Kitapta bahsedilen proleter kesim her zaman var ve toplumun büyük bir kısmını oluşturuyor, bu kesimin toplumsal olaylarla bir ilgisi yok, toplumsal olayların farkında fakat bunu değiştirecek kuvvette ve güçte olduklarından habersiz ve isteksizler, hayatları boyunca kendi perspektiflerinde bir dünya görüşüne ve hedeflere sahiptirler ve bunun uğruna çalışıp, yaşayıp, ölürler. Parti yani yönetim kısmı da iki kısımdan oluşuyor iç ve dış olarak. iç parti yönetim kısmını, dış parti ise onların ayak işlerini yapan ve bu fikri benimsemek zorunda olan kesim. Parti bir kişi etrafında değil bir düşünce etrafında birleştiği için sonsuza kadar iktidar kalabileceğini fark etmiş, nazi ve komünist rejimin de sonsuza kadar iktidarda kalmamasını sebeplerinden birini de buna bağlıyor bu iki rejimde bir düşünce etrafında değil de bir kişi etrafında örgütlendiği için güçlerini kaybettiğini düşünüyor, etrafında birleştikleri fikir ise iktidar olmak güç veya yönetim için değil sadece ikitidarda olabilmek, bu fikri yok edebilecek her türlü tutum, davranış, düşünce ve fikir kontrol ve denetim altında, insanlara bu fikri somutlaştırmak içi big brother adında bir önder yaratmışlar, ve tüm bu ideolojiyi bunun üzerine
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma