Alamut'un alindigi haberi Isfahan'a ulastiginda fazla bir yanki uyandirmadi. §ehir şimdi Nizam ile saray arasinda sid-detlenen çatismaya kilitlenmisti. Terken Hatun, ailesinin top-raklarina karsi Vezir'in yürüttügü harekâti affetmemisti. Fazla-siyla güçlü vezirinden bir an önce kurtulmasi için Meliksah'a baski yapiyordu.
İsfahan
17. yüzyıl'da yapılan ve Çin'deki Tianenman Meydanı'ndan sonra dünyanın en geniş meydanı olan Nakşî Cihan Meydanı olağanüstü bir güzelliğe sahip... Ortasında dev fıskiyeli bir havuz bulunan meydanın etrafı ise çarşılar ve kervansaraylar tarafından kuşatılmış.
Sayfa 261·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İsfahan köprüleriyle, meydanlarıyla, saraylarıyla, camileriyle, minareleriyle tam bir güzellik abidesi... İsfahan'ı görüp de etkilenmemek, büyülenmemek elde değil. Eskiler boşuna İsfahan, Nısfi Cihan "Cihan'ın yarısı" dememişler. Demek ki bir bildikleri varmış.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Alıntı
İsfahan
Seyahat kitaplarında İsfahan'la ilgili "Doğu'yu anlamak için binlerce kitap okumak yerine, İsfahan'da birkaç gün geçiriniz. İsfahan'ı görmek Doğu ile ilgili binlerce kitap okumaktan daha faydalıdır" diye geçer. İsfahan'ı gördükten sonra bu cümleleri kaleme alan seyyahlara bütün kalbimle hak verdim.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Alıntı
Ama Terken kolay pes edecek bir kadın değildi, kendini savunmak için başvurduğu hileler dillere destan olacaktı. ​Örneğin birçok eyalet valisine şu şekilde kaleme alınmış mektuplar gönderdi: "Dul bir kadınım, henüz reşit olmamış bir çocuğun sorumluluğunu taşıyorum. Bu çocuğun adımlarına yön verecek, imparatorluğu onun adına idare edecek bir babaya ihtiyacı var. Bu rolü senden daha iyi kim üstlenebilir ki? Birliklerinin başına geçip derhal buraya gel, Isfahan'ı çemberden kurtar ve muzaffer bir komutan olarak şehre gir. Seninle evleneceğim, bütün iktidar senin elinde olacak." Bu taktik tuttu, Azerbaycan'dan Suriye'ye kadar her yerden emirler askerleriyle birlikte çıkıp geldiler ve başkentin etrafındaki kuşatmayı kıramasalar bile, Terken Hatun'a aylarca rahat nefes aldırdılar.
Sayfa 138·Kitabı okuyor
Bunun tek kelimelik bir cevabı var: Korku. Buradaki şiddet tamamen korkunun ürünüdür. İmanımız her yandan kuşatılış; Bahreyn'de Karmatiler, Kum şehrinde intikam saatini bekleyen İmamiler, yetmiş iki mezhep, Konstantiniyye'nin Rumları, her soy ve boydan kafir, özelliklede müritleri Bağdat'ın içine, hatta buraya, Semerkant'a dek yayılmış Mısır'ın İsmailileri çevremizi sarmış. İslam şehirlerinin, Mekke, Medine, Isfahan, Bağdat, Şam, Buhara, Merv, Kahire, Semerkant'ın aslında ne oldukları hiç unutma: Bir anlık gafletle yeniden çöle dönecek vahalardan başka bir şey değil onlar. Her an çıkabilecek bir kum fırtınasının insafına kalmışlar!
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam