"𝑂𝑦𝑠𝑎 𝑦ü𝑟𝑒ğ𝑖 𝑡𝑒𝑚𝑖𝑧 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑦𝑎𝑛ı𝑛, 𝑎𝑛𝑙𝑎𝑦ışı 𝑑𝑎 𝑘ı𝑡𝑡ı𝑟."🦋 𝒟𝑜𝓈𝓉𝑜𝓎𝑒𝓋𝓈𝓀𝒾 🖍️
Üniversite yıllarında söylediğim bir söz şimdi hatırıma düştü: "Eğer şu insanlar benim bildiğimi bilseler, hissettiğimi hissedebilselerdi; işi gücü bırakır, bir an durup kalplerine sorarlardı: Biz neyin peşindeyiz? Başlarını alıp hakikatin izini sürer, gönülden imana gelir ve aynı ateşte, aynı aşkla yanmak isterlerdi." ___ /Güven Taşdemir
Reklam
parça parça eksiliyorum, yavaş yavaş eskiyorum. başladığım işi bitiremiyorum, kaldığım yerden de devam edemiyorum. istediğim sorudan başlıyorum, nasılsa hiçbirinin cevabını bilmiyorum. zaman akıp gidiyor, ben sadece bekliyorum..
GÖRGÜSÜZLÜK SEANSLARI ve MUHAFAZAKÂRLIK...
(...) Düğünler, özel günler, kendince değeri, anlamı olan vakitler elbette yakışır şekilde kutlanmayı hak ediyor. Ancak bunları böyle abartılı gösterilere, işi anlamından uzaklaştıran caka satma organizasyonlarına, israf ve gösterişin zirve yaptığı görgüsüzlük seanslarına çevirmenin anlamı yok. Bunun adı muhafazakârlık olamaz, ancak muhafaza edilmesi gereken değerlerin pazara çıkarılması olur. Hele bunun sosyal medya aracılığıyla başkalarına hava atmak, servetinin gösterişini yapmak, aleme caka satmak için kullanılmasını izah edecek kelimeyi bulmak mümkün değil! Samimiyetle inanan insanların değil böyle şeylerin parçası olmak, yakınından bile geçmemesi gerekir. Yapılan merasimin adı ne olursa olsun! -Gökhan Özcan, "Görgüsüzlüğün Merâsim Hâli", yenisafak.com, 16 Haziran 2026-
gökhanözcanyazıları
Trump ve Vance’in Amerikan iç kamuoyuna satmaya çalıştığı o "Biz dünyadan çekiliyoruz, Amerikan parasını ve askerini koruyoruz" (Deep USA) vizyonunun Suriye ayağı tam olarak budur: Trump, bir tüccar mantığıyla bakıyor: Ortadoğu’da Hizbullah’a karşı askeri bir maliyet üstlenmek veya İsrail’in tüm bölgeyi ateşe veren operasyonlarını finanse etmek yerine, bu işi "bölgenin yeni aktörüne" ihale etmek istiyor. "Biz Erdoğan’la birlikte oraya koyduk, istediğim her şeyi korudu" itirafı, ABD’nin Suriye’deki yeni yönetime (Ahmed Şara’ya) biçtiği "ileri karakol" veya "bekçi" rolünün çok net bir kanıtıdır. Washington, Suriye'yi Rusya ve İran ekseninden tamamen koparıp, onu bölgede anti-İran/anti-Hizbullah bir bariyer olarak konumlandırmaya çalışıyor. Şam yönetiminin, Trump’ın "Hizbullah'la savaş" davetine anında "Askeri müdahale düşünmüyoruz, bizim önceliğimiz sınır güvenliği ve kurumların inşası" diyerek fren yapması, çok zekice bir rasyonel devlet refleksidir. Şara ve ekibi, Trump’ın kendilerini Lübnan bataklığına bir "taşeron" olarak sürmek istediğini çok iyi görüyor. Suriye, henüz iç savaştan yeni çıkmış, ülkeyi yeni toparlamaya çalışan bir yapı olarak, İsrail ve İran’ın (Hizbullah’ın) Lübnan’daki o ölümcül vekalet savaşına askeri olarak bodoslama dalarsa, kendi kırılgan statüsünü de havaya uçuracağını biliyor. Suriye’nin yaptığı şey, sahada Hizbullah’ın lojistik ve kaçakçılık hatlarını keserek zaten Washington ve Ankara’ya bir "iyi niyet/güvenlik" mesajı vermek; ama işi resmi bir askeri işgale/müdahaleye dökerek kendisini ABD’nin Ortadoğu’daki fedaisi konumuna düşürmemektir. Trump’ın Şara’yı Beyaz Saray’a, G7 Zirvesi’ne ve Ankara’daki NATO Zirvesi’ne davet etmesi, uluslararası sistemin "Kullanışlı müttefikleri nasıl ödüllendirdiğinin" turnusol kağıdıdır. Daha düne kadar
Siyaset
Bir bardak suya boşanan diyenlere...
Kadının evde iş yapması demek bir erkeğin ayak işini özel yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez. 1 bardak suyu isteyen ayakkabısını sildirtiyor. Yetmiyor. Elde yıkanacak bir küçük parça minik eşyasını bile sana kitliyor. Yetmiyor. Yatağını yapmıyor eğer ayrı odada uyumak istiyorsa. Bu da yetmiyor. Zaten yapılmış yemeği sen başka odadayken bir tabağa koyup yiyemiyor. Hadi, onları koydun önüne! Bu kez "bu eksik, şu eksik" diyip iki adım ötesindeki şeyi de kendi istiyor. Bunları babam benden istiyor. Evli olmasam da evli kadınların neden 1 bardakla boşandığını anlıyorum. O bir bardak değil. Sürekli suyu senden genelde istiyor. Bir sürü ayak işi istiyorlar. Peki, ben neden çekip gitmiyorum? Çünkü babam. Biyolojik bağım var. Ama elin adamı sırf para kazanıyor diye her ayak işini bir kadına yaptıramaz. Kadın ev hanımıysa yemeği yapar. Evi temizler. Çocuğa bakar. Gerisi erkekte. Kendi kişisel işlerini de yapsın. Bebek değil. Babam, erkek kardeşim ense traşını da benden istiyor. Elin adamı istese sürekli mesela yapmazdım. Gidip kuaförde yaptır biraz da derdim. Hiçbir kadın sırf çalışmıyor diye biyolojik bir bağı falan da yoksa arada katlanmak zorunda değil. Ben aileme bile kısa süreliğine katlanıyorum. Uzun vadede değil. Bunlar kadının işi değil. Aşk falan hikaye. Ben kan bağına bakarım. Kan bağımın olmadığı bir adamın eli kolu tutuyorsa kendi kişisel işini yapar. Felç falan veya hasta da değilse paşa paşa işini yapacak. Erkek bir eş eve para getiriyor ama kadının kişisel işini yapmıyor. Genel eve para getiriyor. İşte kadınlar da ev hanımıysa evde çalışır ama erkeğin ayak işini yapmak zorunda değil çünkü erkekte onun ayak işini yapmıyor.
1000Kitap
Reklam
Reklam