“...Genç tavşanın boğazına dayadığım bıçaktan kanlar fışkırıyordu, ilk avım; aldığım ilk can.
Açtım, çaresizdim. Ama yine de ailem eti iştahla yedikten sonra, ormana geri dönüp saatlerce ağlamıştım, çünkü biliyordum: artık eşiği geçmiştim, artık ruhum lekelenmişti.”
“Çünkü yalnız ölmek istemezdim. (...) Çünkü birinin son nefesimde, hatta sonra bile elimi tutmasını isterdim. Peri ya da insan, herkes bunu hak ediyor.”