Işıl Baran

Işıl Baran
@isilbaran
Türk dili ve edebiyatı öğretmeni İnstagram hesabım: @birhayalperestyunus

Işıl Baran

, bir kitap okudu
6/10
·524 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 01:22
·
2026 6. kitabı
Orhan Pamuk
7.5/10 · 60,5bin okunma
Reklam
Neden bu kadar “çok” sevildi?
Puan vermedi·112 syf.··
2026 5. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 23:12
Yabancı, kısa ve akıcı yapısıyla okuru yormayan bir roman. Cümleler sade, olay örgüsü hızlı; bir günde bile okunabilir. Ancak kitabın bu akıcılığı, edebi derinlik açısından aynı ölçüde bir karşılık bulmuyor açıkçası. Camus’un absürd düşüncesi ilgi çekici; Meursault’nün toplum tarafından duygusuzluğu nedeniyle yargılanması ise romanın en güçlü tarafı. Yine de kitap, üzerine yüklenen “olağanüstü” anlamları her okur için karşılamayabilir. Bakınız: ben Yabancı Albert Camus
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2026 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 00:56
Puslu Kıtalar Atlası, çok uzun zamandır aklımda olan bir kitaptı. Yazarla ilgili duyduğum onca övgüden sonra, artık kaçamayacağımı hissedip okudum. Ama itiraf edeyim: Okudum ve ne okuduğumu tam olarak bildiğimden emin değilim. Roman, 17. yüzyıl İstanbul’unda; Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin’in etrafında şekillenen, rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği bir anlatı kuruyor. Merkezde, yazılan bir atlas ve bu atlasın kaderi belirleyebileceği fikri var. Ancak bu arayış, somut bir olay örgüsünden çok, insanın iradesini ve yazgısını sorgulayan bir düşünce yolculuğuna dönüşüyor. Anlatılanların neresi gerçek, neresi hayal; çoğu zaman takip edemedim. O kadar çok karakter, o kadar çok olay vardı ki aynı sayfaları defalarca dönüp okudum. Metnin alt katmanlarında sayısız tarihsel şahsiyet, olay ve göndermeyle karşılaşıyorsunuz. Gerçekten yazarın kültürel birikimine hayran kalmamak elde değil. Ne kadar dikkatli okursanız okuyun, yine de bir şeyleri kaçırmış gibi hissediyorsunuz. Bu da romanın okurla kurduğu bilinçli bir oyun gibi geldi bana. Üstkurmaca kısmı ise kitabın en güçlü yanıydı. Tam anlatının içine yerleşmişken, yazar bir anda “durun” diyor ve bütün bunların bir düşten ibaret olabileceğini hatırlatarak okuru uyandırıyor. Gerçekle kurmaca arasındaki sınır bilerek bulanıklaştırılmış. Bu yüzden “puslu”. Bu kitap kesinlikle ikinci okumayı hak ediyor. Hatta belki de asıl okuma, ilk okuma bittikten sonra başlıyordur.
1000Kitap
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma