"Ne tuhaf şey..." diye mırıldandım kendi kendime.
"Nedir tuhaf olan?" diye sordu Gece.
"Yaşam... İnsan bir türlü içinde bulunduğu döngüden çıkamıyor. Sanki hiçbir şey değişmiyor, her şey aynı."
"Evet, tuhaftır yaşam," dedi Gece.
"Benim yaşamım da öyle. Herkesin yaşamı öyle. Çizilmiş bir çizginin üstünde yürüyoruz sanki. İnsan niçin birtakım şeyleri değiştiremiyor?"
"Kim bilir... Alışkanlık, kader... Hepsi karmakarışık..."
"Yaşamın bir köşesinde rastgele karşılaştığımız insanlarla bazen tüm bir ömür geçiyor. Kimi düşlerde kalmış, kimi hayal olmuş, kimi gerçek kişiler... İnsan bir türlü bu döngüden kurtulamıyor, unutamıyor; yazgılar, kaderler birbirine karışıyor. Yaşam böylece akıp gidiyor," dedim.
"Öyle," dedi Gece.