Hangisine tasa edeceğiz, şaştık.
“Ölüm derdi, kalım derdi” derken
Dimyata pirince giden misali, Yolun ortasına ulaştık…
Ölüm bir hatıra gibidir insanda; Kâh hatırlanır, kâh unutulur.
Fakat bir gün, bir gün nihayet Gözle görülür elle tutulur…
Şimdi taştan çıkardığım ekmekle, Çorba içmedeyiz sıcak sıcak.
Fakat yarın kim diyebilir ki Turgut, Hatıra olmayacak?..
Unutmak istiyorum zaman zaman, Ne yapsam, ne etsem olmuyor,
Kabulleniyorum, Kabulleniyorum da gelgelelim İçim içimi yiyor…