Evet özellikle erkekleri adam etmek lazım aslında kadınları da adam etmek lazım Aslında sistemi de adam etmek lazım/ yıllardır gayri insani ve gayri islami sistemlerden Ancak bu tip adam ve kadınlar çıkmaktadır/ aldığımız terbiyeler ise daha çok yaratılışımıza yerleştirilmiş olan fıtri, insani ve de islami yönlerin ailelerimizden bize yansıyanlarıdır / Yılların verdiği görgü ve tecrübelerle ile bizi yetiştirenler , ailelerimizin ayakta durmasına sağlarken, gayri insani ve gayri islami sistemler sürekli özellikle bir sürü zaafı olan kadını kullanmakta ve kullanmaya devam etmektedir. Mal emniyeti yok zira hırsızlar eli kesilmeyeceğini bildiği için bu suçtan korkmamaktadırlar/ Can emniyeti yok zira idam cezası yok/ akıl emniyeti yok zira işkenceciler ortaklıkta gezerken/ aklı uyuşturan herşey serbesttir/ 21 yy ın sihirbazları ise hokkabazlıklara devam etmektedirler/ (acun gibiler) Nesil emniyeti yok kızım o.osp. olabilir oğlum ise gavat pezevenk uyuşturucu satan/ ( Allah kimsenin evladına göstermesin) Din emniyeti yok/ yıllardır ırk kavgalarını mezhep kavgalarını körükleyenler bunlardan nemalandılar Sonuç , toplamda cumhuriyet tarihinde ölen insan sayısı 200.000 ler (pkk savaşı dahil ) Diyeceksin ki Kadınla kürtajla sezeryanla ne alaka Alaka büyük / ifsad edilmiş toplumlar ancak kadınlarını insani ve islami bilince sokabilirse tekrar huzur bulacaktır/ Kadınlarımız, anamız bacımız karımız kızımız hükmünde algılanırsa Kürtajında sezeryanın da zulum olduğu daha iyi algılanır ( zaruretler, haramları helal yapar = yaşayacağı kadar ) ( dağda aç kalmış mümin müslüman kişi, domuz etini ölmeyecek kadar yiyebilir ) İstisnalar ve zaruretler ise genelleştirilemez
Ağva'ya bağlı Çanaklı Köyü'nün kadınlarını bir araya toplayıp anadan doğma kalana kadar soydular.. Çırılçıplak halde kocalarının katledilişini izlemeye zorlanan kadınlar, sonrasında toplu tecavüze uğradılar.. Küpelerini almak için kulakları, bileziklerini almak için bilekleri, yüzüklerini almak için parmakları kesildi; acıyla kıvranarak can verdiler.. Ateşe verilen Hacı İsmail Köyü ve erkekleri iple bağlanıp yatırılarak kurbanlık koyun gibi kesilen Karadere Köyü'nün kadınlarına tecavüz ettiler.. İmranlar Köyü'nde, ırzlarına geçmek üzere bütün kadınları bir eve topladılar; kendilerini korumaya çalışanları lime lime doğradılar.. Tekkeler Köyü'nde bacaklarından asılan on beş genç kızı, insan aklının alamayacağı işkenceler yaparak öldürdüler.. Karamandıra Köyü'nde yağmaya direnen Hacı Mustafa'yı kurşuna dizip karısının ve kızının ırzına geçtiler.. Irzına geçtikleri kızı, yaraladıkları bir ata bağladılar, at can havliyle oradan oraya koştukça kız parçalara ayrıldı.. Çınarcık'ta, erkek çocukları, annelerine tecavüz etmeye zorladılar. Yaptıramayınca hepsini süngülediler.. Kadınların karınlarını yarıp, kundaktaki bebekleri yardıkları karınlarına gömdüler.. İzmir rıhtımında eşlerinden veya oğullarından haber bekleyen kadınların çarşaflarını yırttılar, hakaret ederek yerlerde sürüklediler.. Maraş'ta, hamamdan çıkan kadınlara sarkıntılık yaptılar, peçelerini yırttılar.. Karacaali'de, köyün kadınlarına kocalarının gözleri önünde tecavüz edip kurşuna dizdiler.. Bu satırlar Hâkimiyeti Millîye'den: "Yunanlıların kadınlara ve kızlara yaptıkları tecavüz, üzerinden yüzyıllar geçse, kendilerini Türklere affettirmek için her şeyi yapsalar, bunu başaramazlar.
Tarih
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kahrolası İşkenceciler!
Alnındaki yaradan Boşaldı belki bütün kanın.. Fakat nehirlerin akıyor; dağların rüzgarlıdır Bak yine çarpıyor kalbin, Ortasında kavganın..
Şiir
Ceren Özdemir ve Kadın Cinayetleri
İnsan seven birisi değilim. Her insanın içinde biraz iyilik ya da biraz kötülük olduğunu da düşünmüyorum. Kötüyseniz kötüsünüzdür,iyi iseniz iyi.Suç işlemişseniz kesin ve kat'i cezalandırılmanız gerekir.Her şeyin en doğrusuna ulaşabileceğimiz bir çağda yaşıyoruz. Yani yok cahildim yok cinnet geçirdim falan hepsi hikaye. 20 yaşında daha annesinin kuzusu olan birinin canına kast ediyorsanız bundan deli-psikopat ayağına yatarak kurtulamazsınız. Kurtulmamalısınız! Farsça (yanılıyorsam düzeltin) bir deyim var MEN DAKKA DUKKA. Yani eden bulur. Kriter bu olmalı böyleleri için, ettiklerini aynı ile çekmeliler. Mesela profesyonel işkenceciler tarafından etleri kesilerek yavaş yavaş günler süren bir işkence ile öldürülmeliler ve dev ekranlarda yayınlanmalı ibret olsun diye. Benim ütopyamda zalim zulmünün cezasını anında çekiyor.
1000Kitap
Açık konuşalım, şu veya bu meselede suçsuz olduğumu iddia etmiyorum. Ben suçluyum, siz değilsiniz. Aferin! Ama itiraf edin ki benim yerimde olsaydınız siz de aynısını yapardınız. Belki daha az istekli olurdunuz. Ama şu ya da bu şekilde yapardınız. Tarih kitapları gösteriyor ki hemen herkes kendisine emredileni yapar. Kusura bakmayın ama bir istisna teşkil edeceğinizi sanmıyorum. Şanslısınız ki iyi bir yerde ve iyi bir zamanda doğdunuz. Ne birisi gelip karınızı ve çocuklarınızı öldürüyor ve ne de kimse size başkalarının karısını ve çocuklarını öldürmenizi emrediyor. Şükredin o halde. Ama aklınızdan hiç çıkarmayın, belki benden daha şanslısınız ama benden daha iyi değilsiniz. Bunu zannedecek kadar kibirli olduğunuz anda tehlike başlar. Zalim devletlerin karşısına insan ya da insanlık konur ama devletlerin de insanlardan oluştuğu unutulur genellikle. Çoğu sıradan insanlardır bunlar. Kendi sıradan hikâyeleri, küçük hayatları vardır. Bir dizi küçük ADIM neticesinde kendilerini bir kâğıt parçasının ya da bir tüfeğin “iyi” tarafında bulmuşlardır. Ötekiler ise “kötü” taraftadırlar. Rastlantılardan oluşan bu güzergâh bir seçim ya da temayül meselesi değildir. Ekseriyetle işkence mağduru insanlar iyi olduklarından eziyet görmezler. İşkenceciler kötü oldukları için yapmazlar bunu.” (1) The kindly ones
Engizisyon olarak nam salan işkence, karanlık Ortaçağ da uygulanmıştır. Acaba Ortaçağ karanlığında mı kalındı? Tabi ki hayır. Günümüzün teknolojisine uygun olarak işkence ve işkenceciler de modernleştiler. Kuşkusuz ülkemizde değişmeyen bir şey var ortada; işkenceye yasalarda yer almasa bile aynı gerekçelerle, aynı acımasızlıkla uygulanmaya hala devam ediliyor. İşkencenin ülkemizde olduğu gibi, devlet politikası olarak sürdürüldüğü birçok ülkede işkence uygulamaları inkar edilmiştir. Doğu Timor da kullanılan ve 1984 Temmuz’unda Uluslararası Af örgütü’- nün eline geçen gizli bir Endonezya Ordu Yönetmeliği’nde şöyle denilmektedir: ’’...sorgulama amacıyla eğer kuvvete baş vurulması gerekiyorsa o bölgede yaşayan insanlardan bu olaya tanıklık edecek tek bir kişi bile olmaması sağlanmalıdır ki, halkın antipatisi kazanılmasın...” Gazi Çağlar,12 Eylül Yargılanıyor