Padişah ve halife olan kişi, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor.
Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan ulus, karanlıklar ve belirsizlikler içinde olup bitecekleri beklemekte. Felaketin dehşet ve ağırlığını kavramaya başlayanlar, bulundukları çevre ve algıladıkları etkilere göre kurtuluş çaresi gördükleri önlemlere başvurmakta... Ordu, ismi var cismi yok bir halde. Komutanlar ve subaylar, Dünya Savaşı'nın bunca sıkıntı ve güçlükleriyle yorgun, vatanın parçalanmakta olduğunu görmekle içleri kan ağlamakta.
Uçakların kendileri kadar; kullandıkları fotoğraf makineleri, ateşledikleri makineli tüfekler, güç aldıkları motorlar, attıkları bombalar ve torpidolar, savaşın başka bir yüzünü ortaya koyuyordu aslında: İnsanın insanı yok etmek için geliştirdiği teknolojiyi…