İsmail⠀ོ

İsmail⠀ོ
@ismailbey
Huz mâ safâ, da’ mâ keder
Jandarma
Türk Dili ve Edebiyatı
Balıkesir
151 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Bir geldi mi derin ölüm uykusu, Biter bu dünyanın dedikodusu. Ölenden bir haber bekler insanlar: Ne söylesin. Bilmez ki ne olduğunu! Yel eser, umutlar savrulur gider; Sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler; Altın gümüş nen varsa harcamaya bak! Ölür gidersin, düşmanın gelir yer.
Sayfa 27
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hak er geç cimrilerin hakkından gelir; Cehennem ateşleri onlar içindir. Ne der, dili inciler saçan Muhammed: Cömert gâvur cimri müslümandan yeğdir. Varlığın sırları saklı senden, benden; Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedikodu: Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.
Sayfa 25
Beni özene bezene yaratan kim? Sen! Ne yapacağımı da yazmışın önceden. Demek günah işleten de sensin bana: Öyleyse nedir o cennet cehennem? İnsan bastığı toprağı hor görmemeli: Kim bilir hangi güzeldir, hangi sevgili. Duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç? Ya bir şah kafasıdır ya da vezir eli!
Sayfa 25
Mal mülk düşkünleri rahat yüzü görmezler, Bin bir derde düşer, canlarından bezerler. Öyleyken, ne tuhaftır, yine de övünür, Onlar gibi olmayana adam demezler. Gül verme istersen, diken yeter bize. Işık da vermezsen, ateş yeter bize. Hırka, tekke, post most olmasa da olur, Kilise çanları bile yeter bize.
Sayfa 24
Bilgenin yüreğinde her dilek, Anka kuşu gibi gizli gerek. Damla nasıl inci olur denizde: Sedefler içinde gizlenerek. Ovada her kızıl lâlenin teni Bir padişahın kanıyla beslendi. Yerden biten şu mor menekşe yok mu? Bir güzelin yanağındaki bendi.
Sayfa 23